Son Güncelleme: 9 Eylül Perşembe 2010
52 adet aktif kullanıcı var.



 

ee

KONSER ADABI NASIL OLMALIDIR

KONSER ADABI NASIL OLMALIDIR

 

Kaynak
www.k
lasikmuzik.org

 

Canlı Konserin Keyfi Nasıl Çıkarılır?

Canlı müzik dinlemek insanın başına gelebilecek en zevkli deneyimlerden biridir. Müzik harikadır, harika hissettirir ve siz müzisyenleri bu müziği yaratırken izleme şansını elde edersiniz. Hangi müzik türünü seviyorsanız sevin mutlaka canlı dinlemeye çalışın.

Bu yazı, radyo ve kayıtlar icat edilmeden çok önce, tüm müziklerin canlı olarak sergilendiği zamanın müziğini, klasik müziği anlatmaktadır; insanlar tarafından yine insanlar için çalınan herkesin aynı salonda toplanarak dinlediği müzik. Bu şekilde dinlendiği için klasik müzik çok özel bir heyecan yaratır.

Klasik müzik konseri dinlemek size hayat verip canlandırabilir. Eğlenceli olabilir. Romantik olabilir. Sizi manevi yönden tatmin edebilir.

Sizi ölümüne korkutabilir de.

Klasik müzik konserleri yabancı terimleri ve alışılmamış davranışları olan snop aktiviteler olarak görünebilir. Neler olduğunu anlamak zor olabilir. Nasıl davranılacağını bilmek zor olabilir. Tuvaletin yerini bulmak zor olabilir.

Konserler bazı yönleriyle top oyunlarına benzetilebilirler; hem konserlerin hem de top oyunlarının kendilerine özgü davranış kuralları ve adetleri vardır, ve ikisi de neler olduğunu anlamadığınız sürece oldukça kafa karıştırıcı olabilir. ( Hala nasıl oluyor da bir futbol maçı sırasında insanlar köfte-ekmeklerini yiyip sohbet ederlerken ve kimse oyunu seyretmezken, birdenbire herkesin – ben hariç- ayağa fırlayıp pür dikkat kesildiğini anlamaya çalışıyorum.)

Eğer daha önce canlı bir konserde bulunmadıysanız, veya bulunup da kafanız karıştıysa, bu yazı size konser dilini anlatacak ve böylece siz de rahatlayıp müziğin keyfini çıkartabileceksiniz.

BÖLÜM 1: DİNLEYİCİNİN GÖREV TANIMI

 

Klasik müzik konserleri gözünüzü korkutabilir. Çok şey bilmeniz gerekiyor gibi gözükebilir. Peki ya müziği anlamıyorsanız? Ya nasıl doğru dinlenir bilmiyorsanız? Ya anlamazsanız?

İyi haber şu: dinlemenin herhangi bir kuralı yoktur, doğru bir deneyim elde etme diye bir şey yoktur, anlayacak bir şey yoktur. Anlamak gerekmemektedir. Göreviniz müzik konusunda uzman olmak değildir. Göreviniz mükemmel dinleyici olmak da değildir.

Göreviniz oldukça basittir:

Müzikten etkilenip, zevk almak

İşte bu. Hepsi bu kadar.

Siz kendinize özgü bir birey olduğunuz için, hayat tecrübeniz zevkleriniz ayrı olduğu için, doğal olarak müzik sizi diğer insanları etkilediğinden daha farklı etkileyecektir. Sizin duygularınızı, düşüncelerinizi, ruhunuzu, bedeninizi – bedeninizin herhangi bir bölümünü etkileyebilir. Aynı müzik sizi her seferinde farklı şekillerde etkileyebilir.

Müziğin görevi, tepkileri tetiklemek, yansımaları davet etmek, duyguları uyandırmak, hafızaları canlandırmak ve kalbinize hitap etmektir. O yüzden bırakın kendinizi müzikten zevk alsın.

Tabi ki müzik bilginiz ve tecrübeniz zevk almanızı etkileyecektir. Eğer müzik hakkında bir şeyler öğrenmek daha çok zevk almanızı sağlıyorsa o zaman daha çok öğrenin. Eğer tekrar tekrar dinleyerek bir parçadan daha çok zevk alıyorsanız o zaman konserden önce bir süre o müziği dinleyin. Zevk almanızı sağlayan neyse onun peşine düşün. Eğer bu size yardımcı olmuyorsa, veya eğlencenizi engelliyorsa, endişelenmenize gerek yok.

Klasik müzik konserlerinin harika ve gizemli olmasını sağlayan özelliğin herkesin aynı anda müzikten zevk alıp etkilenmesidir. Sahnedeki herkes ve tüm dinleyiciler, her biri kendine has şekilde olmak üzere aynı tecrübeyi paylaşır.

BÖLÜM 2: KONSER SEÇİMİ

 

Her türden bir çok konser var. Hangisini seçeceğinize nasıl karar vereceksiniz? Her şeyden önce, neler olduğunu bulmanız gerekiyor.

  • Gazeteler. Birçok gazete yapılacak olan konserler için listeler ve reklamlar yayınlar. Haftanın konserleri listesi için Pazar gazetesini gözden geçirin. Bazen Perşembe veya Cuma günkü gazetelerde hafta sonu aktivitelerinin listeleri de bulunur.
  • Radyo anonsları. Eğer bir klasik müzik radyosu dinliyorsanız, yapılacak aktiviteler için yapılan anonslara tanıdıksınızdır. Bazı radyolarda aktivitelerin takvimi yayınlanır; bazılarında da bölgede konser verecek sanatçılarla röportajlara yer verilir. Bazıları konserde çalacak müziğin kayıtlarını yayınlar. Bölgenizdeki radyo istasyonunu arayıp canlı konserlerin hakkında ne zaman bilgi alabileceğinizi sorun. Utanmanıza gerek yok – halk radyoları halkla bir arada olmayı sever.
  • Sezon broşürleri. Birçok konser organizasyonu için sezonluk broşürler basılır. Genellikle sezon bir okul yılı gibidir: sonbaharda başlar ve ilkbaharda sona erer. Bazı organizasyonların yaz sezonları da vardır, veya kısa süreli özel festivaller düzenlerler.

Bu organizasyonları arayıp broşür isteyebilirsiniz. Mail listelerine bir isim daha eklemekten büyük zevk duyacaklardır! ( Eğer mail listesine üye olmadan sadece broşür almak istiyorsanız bunu mutlaka belirtin.)

  • Eğitim gören müzisyenler. Müzisyenler sahne almayı sahne alarak öğrenirler, o yüzden daima genç müzisyenlerin konserlerine rastlamak mümkündür. Bu aktivitelerin tanıtımına büyük yer verilmese de halktan katılımlar da olabilir. Üniversitelerin, liselerin müzik bölümlerinin ve müzik mağazalarının konserlerini araştırın. Bölgenizde bir gençlik orkestrası kurulmuş olabilir. Müzik öğretmenleri öğrencilerinin resitallerini sunarlar. Yaz müzik kampları bölüm sonu konserleri verirler. Genç profesyonel müzisyenler, dansçılar, veya şarkıcılar yetiştiren özel enstitüler veya kurslar da genellikle halk konserleri verirler.

Broşürlerde bulunan tipik organizasyonlar

Orkestralar, Oda müziği toplulukları, Üniversite konser dizileri, Sanat müzeleri, Müzik festivalleri, Bale toplulukları, Orkestra toplulukları, Tiyatrolar, Konser salonları,

Bazen profesyonel gruplar dinleyicilerin provalara katılmasına izin verirler. Bazı organizasyonlar da bağış yaptığınız takdirde sizi özel gösterimlerine veya açık provalarına davet edeceklerdir.

Nerde bir klasik müzik konserinin ortaya çıkacağını asla bilemezsiniz. Opera kırsal bölgelerdeki çiftliklerde de sahne almıştır. Oda müziği özel gemilerin güvertelerinde çalınır. Alışveriş merkezleri korolarla doludur. Gözünüzü ve kulağınızı dört açın.

Konser Zamanları

Klasik müzik konserlerine her an rastlanabilir, size en uygun tarihte olanını seçin.  Çoğu konser hafta sonunda yapılır, ama birçok şehirde haftanın hemen her gecesi bir konser bulmanız olasıdır. Bazı şehir merkezlerinde çalışma saatlerine uyum sağlamak için düzenlenen öğle yemeği veya erken akşam konserleri bulunur. Kahvaltı konserleri bile yapıldığını duydum!

Müzik bölümünde okuyan öğrencilerin konserleri öğleden sonra veya geceleri, bazen gündüzleri bile yapılabilir. Aile konserleri hafta sonlarında yer alır. Diğer çocuk konserleri sanatçıların okulu ziyaret ettikleri zaman veya konser salonlarına yapılan gezilerde, bir okul günü süresince gerçekleşebilir.

Konserler genellikle akşam sekizde, veya öğleden sonra üçte başlarlar.

Bazı konserler sadece biz kez sahne alır o yüzden onları sadece bir defa dinleme şansınız vardır. Bazılar ise birkaç defa tekrar edilir. Büyük şehir senfoni orkestrası aynı müziği bir hafta içinde iki veya üç kez sergiler. Bir sonraki hafta ise başka bir müzik sahneye koyarlar.

Bazı konserler senede bir kez sahne alır. Her sene, Handel’in Messiah’ını, Bach’ın Brandenburg Konçertosunu, veya Tchaikovsky’nin Nutcracker balesini sergileyen gruplar bulunmaktadır.

Bir Konser Ne Kadar Sürer?

Konser süreleri çeşit çeşittir, ama çoğunlukla doksan dakikayla iki saat arası sürer. Bu süreye verilen ara da dahildir – tüm süre boyunca oturmak zorunda kalmazsınız.

Öğlen konserleri 45 dakika kadar kısa bir süreden oluşabilir, çocuk konserleri de kısa sürer. Bazı bale ve opera performansları 2 saatten uzun sürer. Bazen birden fazla ara verilir. Bir bestecinin sahne aldığı konserler ise saatlerce sürebilir ve bazen tüm gece boyunca devam eder.

Telefon ederek konserin uzunluğunu öğrenebilirsiniz. Eğer bilet gişesi bu bilgiye sahip değilse, idari ofisi arayın.

BÖLÜM 3: KONSER TÜRLERİ

Resital, genellikle tek bir müzisyenin sahne almasından oluşur, bu bir piyanist veya piyanist eşliğindeki bir sanatçı olabilir. İki sanatçının isminin eşit şekilde yer aldığı resitaller, Duo Recital, veya grup resitalleri de diğer resital çeşitleri arasında yer almaktadır.

Oda Müziği, küçük bir grup müzisyenin şef olmadan sahne almasıdır. String Quartet (iki keman, bir viyola ve bir viyolonsel) en çok bilinen kombinasyondur. Bir başka bilinen gruplaşma ise Piano Trio’dur (üç piyano değildir, bir viyolensel ve bir keman eşliğindeki piyanodur). Birçok farklı kombinasyonu da bulunmaktadır: nefesli çalgılar grubları, vokal grupları, vurmalı çalgılar grupları, karışık gruplar. Çoğunlukla tek bir grup konseri sergilerken bazı oda müziği konserlerinde gruplaşmalarda değişiklikler olabilir.

Oda Orkestrası, on ila kırk kişi arasında değişen küçük bir orkestradır. Orkestranın büyüklüğü çalının müziğe göre değişir. Bazı oda orkestraları sadece yaylı sazları kullanır, ama genellikle diğer enstrümanlar da kullanılır. Oda  orkestraları, istisnalar dışında, çoğunlukla şef eşliğinde sahne alır.

Senfoni Orkestrası (veya Filarmoni Orkestrası), seksen veya daha fazla kişiden oluşan, tüm enstrüman ailesinin bulunduğu (yaylı sazlar, nefesli çalgılar, vurmalı çalgılar ve bazen harp ve piyano) geniş bir orkestradır. Bu büyüklükte bir orkestranın bir şefi ve orkestra ile birlikte çalacak veya şarkı söyleyecek bir misafir sanatçısı bulunur. Bazen de bir koro eşlik eder.

Koro Müziği’nin inanılmaz bir çeşitliliği vardır. Bazıları hiç bir enstrüman eşliği olmadan sadece insan sesinden oluşur, capella, bazıları ise piyano, enstrüman grupları veya tüm orkestra eşliğinde seslendirilir. Ne olursa olsun müziğin canlı olacağından emin olun!

Çocuk Konserleri ve Aile Konserleri, çocukların eğlenmesi için sahnelenir; kısa sürerler, gündüz sahnelenirler. Çoğunlukla orkestra şefi müzik hakkında konuşup bilgi verir.

Pop Konserleri, popüler müzik konserleridir. Bazen dünya çapında ünlü bir şarkıcı misafir sanatçıdır.

Bazı sanatçılar Devir Enstrümanları kullanırlar. Müzikal enstrümanlar ve stiller, dünyadaki diğer herşey gibi, sürekli değişim halindedir. Bu devir enstrümanları kullanılan grupta sanatçılar, bestecinin müziği bestelediği devirdeki enstrümanları, teknikleri ve söyleyiş ve çalış şekillerini kullanırlar.

BÖLÜM 4: BİLET ALIMI

Ne Zaman Gidilir?

Bazı konserler sadece bir kez sergilendiği için gitmek için tek bir şansınız vardır. Ama operalar ve büyük şehir senfoni konserleri bir kereden fazla sergilenir, böylece günü ve saati seçme şansınız vardır. Bu seçim tamamen size kalmıştır – iç güdülerinize güvenin.( Farklı dinleyici grupları hakkında bilgi toplayın, böylece size en uygun konseri belirleyebilirsiniz. Cumartesi gecesi konseri dinleyicisi Pazar öğleden sonra dinleyicisinden oldukça farklı olabilir.)

Konserle ilgili cevapları bulmak

S: Nereye park etmeliyim?

S: Sakatlara ayrılmış bölüm var mı?

S: Programın uzunluğu nedir?

S: Sanatçılar fotoğraf imzalarlar mı?

Bilet satış merkezinden sorularınızın cevaplarını alamazsanız, organizasyonun Pazarlama Müdürünü aramaya çalışın. Farklı bir numara aramak durumunda kalabilirsiniz: bilet satış merkezi yerine ana ofisi.

Pazarlamadaki insanlar soru cevaplamaya ve açıklamalar yapmaya alışıktırlar. Eğer pazarlama bölümünden de sorularınızın cevaplarını alamazsanız, sizi bu cevapları verebilecek birine bağlamalarını isteyin.

Bazı organizasyonlarda size konser salonu yakınlardaki restorantların listesini bile verirler, böylece şehirde müzikli ve güzel bir gece geçirebilirsiniz.

Eğer mümkünse,

  • aşırı derecede yorgun olmadığınız,
  • konsere acele etmeden yetişebileceğiniz,
  • olumlu bir ruh halinde olduğunuz, bir zamanda gitmeye gayret edin.

Nerde Oturmalı?

Herkesin zevki farklı farklıdır. Müzisyenlerin yüzlerini izleyip ayakkabılarını inceleyebilceğiniz ön koltuklarda mı oturmak istersiniz? Müziğin harmanlanmış biçimde geldiği orta koltuklarda mı? Tüm sahneyi izleyebileceğiniz arka koltuklarda mı? En üst balkonda tavana yakın oturup herkese yukarıdan mı bakmak istersiniz? Ya da yükseklik korkunuz mu var?

Bazı konser salonlarında ucuz koltuklarında en iyi sesi alabilirsiniz, çünkü müzik direk balkonlara doğru yayılır. Bazen sahnede veya sahne arkadasındaki koltuklara bilet alıp müzisyenlere çok yakın oturabilirsiniz. Bilet satıcılarına nerde oturabileceğinizi sormaktan çekinmeyin. Bazen sizin için iyi önerilerde bulunabilirler.

Etrafınızdan, konser salonunun en iyi ve en kötü koltukları hakkında da bilgi toplayabilirsiniz.

Her seferinde farklı koltuklarda oturup en çok hoşunuza gideni kendiniz bulmanızı tavsiye ederim.

Bilet Ne Zaman Alınmalı?

Bazı konserlerin biletleri çok çabuk satılır, o yüzden satışa sunulur sunulmaz almanız gerekir. Ama çoğu konser için biletinizi almak için konser akşamına kadar bekleyebilirsiniz. Tabi beklemenin bazı dezavantajları da vardır: sırada beklemek zorunda kalabilirsiniz, koltuk seçiminiz için pek şansınız kalmayabilir, ya da hiç bilet bile bulamayabilirsiniz.

Eğer kalmayacağı konusunda endişeniz varsa biletlerinizi erkenden alın. Diğer taraftan eğer önceden plan yapmak konusunda endişeniz varsa biletlerinizi daha sonra alın.

Nasıl Satın Alınır?

Konser biletlerini gişelerden alabilir, telefon aracılığıyla temin edebilir, veya internet veya fax aracılığıyla sipariş verebilirsiniz. Biletinizi gişeden aldığınız vakit koltuk seçme şansınız da olur. Genellikle bilet satıcısının elinde oturma seçiminize yardımcı olması için konser salonunun bir diagramı bulunur. Telefonla sipariş vermek için reklam veya broşürdeki telefon numarasını aramak gerekir. Bu numara sizi organizasyonun bilet satış gişesine ya da çeşitli organizasyonlar için bilet satan bir bilet satış servisine ulaştırabilir.

Bazen telefonda da koltuk seçiminizi yapabilirsiniz, bazen de size “bu fiyata en yi koltuğu” önerebilirler. Bu da bilgisayarın ya da esrarengiz bir kişinin uygun olan yerde sizin için bir koltuk seçimi yapması demektir.

Bilet satış servisleri oldukça kullanışlıdır, hem birden fazla çıkışları vardır hem de telefonla ulaşılabilirler, ama bunun için ekstradan ödeme yapmanız gerekebilir: bilet satış servisleri karlarını sizin yaptığınız ödemeden sağlarlar. Ücretleri konserinizin fiyatını bilet başına birkaç milyon daha yükseltebilir.

Eğer biletlerinizin oldukça önceden elinize geçmesini istiyorsanız internet üzerinden sipariş verebilirsiniz. Çoğu sezon broşüründe gitmek istediğiniz konserleri ve dilediğiniz koltuk fiyatlarını işaretlediğiniz bir form bulunmaktadır. Bazen de siparişinizi fakslayabilirsiniz. Genellikle bu yöntemle koltuk seçimi yapamazsınız ama konser salonun istediğiniz bir bölümünü vurgulayabilirsiniz.

Gişeden aldığınız takdirde satıcı bileti elinize verecektir. İnternet üzerinden veya telefon aracılığıyla alıyorsanız, biletiniz size postalanacak veya konser gecesi bilet satış gişesinde size verilecektir.

Geri İadeler!

Seçiminizi yaparken çok dikkatli olun! Biletler çoğunlukla geri iade edilemezler.

Biletiniz Kullanamazsanız Ne Olur?

Bazen başınıza gelebilir: planlarınızda karışıklık çıkabilir ve konsere gidemeyebilirsiniz. O zaman biletinize ne olacak?

Çoğunlukla biletler geri iade edilemezler, yani paranızı geri alamazsınız. (Yine de sormakla hiçbir şey kaybetmezsiniz.) Eğer aboneyseniz biletinizi başka bir zaman kullanma şansınız olabilir. Bilet satış merkezini arayıp politikalarını öğrenin.

Eğer biletinizi iade edemiyorsanız veya değiştiremiyorsanız,

  • biletinizi birine verebilirsiniz,
  • birine satabilirsiniz,
  • bilet satış merkezini arayıp biletinizi geri bağışladığınız takdirde fiyatı üzerinden herhangi bir vergi indirimi alıp alamayacağınızı sorun.

Bilet Fiyatları Nedir?

Bilet fiyatları sıfırdan yüz milyonlara kadar çıkabilir.

Büyük konser salonlarının birden fazla koltuk fiyatı vardır. Genellikle sahneden uzaklaştıkça koltukların fiyatı düşer. Bazı konser salonlarında ise en ucuz koltuklarda en iyi müzik dinlenir, çünkü müzik balkonlara doğru çok güzel bir şekilde yayılır.

Konser broşürleri ve reklamlarında bilet fiyatlarının olduğu bir liste bulunabilir, veya size daha fazla bilgi alabileceğiniz bir numara verirler.

Ayırtılmış ve Ayırtılmamış Koltuklar

Bir klasik müzik konserine bilet aldığınızda size belirli bir koltuk verilir. Biletinizde nerde oturduğunuz yazar. Bunlara “ayırtılmış koltuklar” denir. Bazen de biletinizde koltuk numaranız yazmaz, böyle durumlarda insanlar konser salonuna alındıktan sonra oturacakları yerleri kendileri seçer. Bunlara da “ayırtılmamış koltuklar” veya “açık koltuklar” denir. Biletinizi alırken hangi türden olduğuna dikkat edin.

Abonelik

Bir sezonda birden fazla konser düzenleyen organizasyonlar paket programdan yararlanabilmesi için abonelik imkanları sağlarlar. Bu bir dergiye abone olmak gibi bir şeydir: eğer birkaç tane konser biletini beraber alırsanız size indirim sağlanır. Bu paket programların başka bir avantajı da biletlerinin diğer biletlerden önce satışa çıkarılmasıdır, o yüzden eğer aboneyseniz daha iyi koltuklarda oturabilir ve özel aktiviteler için biletler elde edebilirsiniz. Çoğunlukla abonelere özel muamele gösterilir, konserlerde iyi yerlerde oturulabilir ve sadece aboneler için düzenlenen konserlere katılına bilir,vs.

Genellikle broşürlerde, değişik zevkler ve değişik maddi durumlar için hazırlanmış değişik paket programlar bulunur. Her pakete “dizi” adı verilir. Ne tür seçenekler olduğunu görmek için broşürü inceleyin. Eğer sorularınız varsa – veya en ufak bir şüpheniz – broşürdeki numaraları arayın. Size abonelik satmak istedikleri için büyük ihtimalle yardımcı olmak da isteyeceklerdir.

Bazı organizasyonlarda ise kendi dizinizi kendiniz hazırlayabilirsiniz. Tarihleri size uyan ve sezon boyunca sergilenecek istediğiniz konserleri seçebilirsiniz. Abone olduğunuz zaman gideceğiniz konserleri oldukça önceden belirlemiş olursunuz. Konser gecesi için planlarınızda herhangi bir değişiklik olduğu zaman, birçok organizasyon size bu konuda yardımcı olur ve değerli abonesine biletini başka bir tarihle değiştirmesi için olanak sağlar.

Normal Bilet

Gideceğiniz konseri seçmek için son saniyesine kadar beklemek istiyorsanız, veya sadece tek bir konsere gitmek istiyorsanız normal bilet almak durumundasınız. Bu biletler abone biletleri satıldıktan sonra satışa sunulur, yani abonelerin almadığı yerlerde oturmanız gerekir.

Tabi bazı konserler sadece bir kez sahnelendiği için abonelik programlarına dahil edilmez, bu durumlarda sadece normal biletler satılır.

İndirimli ve Acil Biletler

Birçok organizasyon öğretim üyeleri ve öğrencilere indirim uygular (kimliğinizi unutmayın). Bazı durumlarda ise, düşük ücretli “acil biletler” konser gününün geç saatlerinde satışa çıkarılır. Bu da düşük fiyat koyarak elde kalmış biletlerin satılması için uygulanan bir yöntemdir. Bazen acil biletlerden sadece öğrenciler yararlanabilir; bu durumun haricinde herkes bu fırsatı kullanabilir. Acil biletlerinizi de gişeden almanız gerekmektedir.

BÖLÜM 5: KONSER SALONUNUN BÖLÜMLERİ

Orkestra. Salonun ana bölümüne orkestra adı verilir. ( Eğer bir orkestra konserine gidiyorsanız ve aldığınız bilette orkestrada oturacağınız yazıyorsa kafanız karışmasın, bu sahnede elinizde bir enstrümanla oturacağınız anlamına gelmiyor!)

Balkonlar. Bazı konser salonlarında balkonlar özel isimler alır. Bazen balkonun ön ve arka tarafları ayrı ayrı isimlendirilir. Bu isimleri ve anlamları konser salonuna göre değişiklik gösterir.

Localar. Localar çoğunlukla en alt balkonların birinin içinde bulunan, çok az insan alan ufak bölümlerdir. Locaların genellikle ekstra mahremiyeti vardır ve her salonda bulunmazlar.

Ayakta durulacak bölümler. Bazı konser salonlarında en arka sıranın arkasında bulunan, ayakta durabileceğiniz yerler için daha ucuz biletler bulabilirsiniz. Eğer dayanıklıysanız bu da opera izlemenin harika bir yolu olabilir.

Özel koltuklar. Sahne alan müzisyenlerin az, izleyicinin çok sayıda olduğu bazı durumlarda sahneye sanatçıları çevreleyecek biçimde sandalyeler yerleştirilir. Eğer sanatçıları yakından izlemekten hoşlanıyorsanız bu harika bir oturma yeri olabilir. Bazı konser salonları özellikle bu şekilde tasarlanmıştır, dinleyicilerin müzisyenlerin arkasında koltukları vardır.

Görsel engeller. Bazı konser salonlarında sahnenin çok az göründüğü koltuklar bulunmaktadır. Görüntüyü engelleyen bir tırabzan veya bir sütun olabilir ya da mimarın binayı oluştururken aklı başka bir şeye takılmıştır. Bu tip görüşü az olan koltukların biletleri bazen ekstra ucuza satılır.

Yabancıların Nezaketi

Nerdeyse her konserde, dışarıda ellerinde verecek biletleri olan insanlarla bilet almak isteyen insanlar bulunur. Uzun ve caydırıcı bilet kuyruklarında beklediğim sırada birçok kez yanıma bir yabancı yaklaşıp “fazladan biletim var almak ister miydiniz? “ diye sormuştur. Bazen bu yabancılar sadece biletlerinin boşa gitmediğini görmek isterler ve para istemezler. Bazen de böyle durumlarda para ödemek zorunda kalmışımdır.

Ama dikkatli olun bazı yerlerde bilet satış gişesi çevresinde bu tip satışlar yapmak yasal değildir. Ayrıca bazen oldukça kabarık fiyatlarda karaborsa bilet satanlara da rastlanabilir.

BÖLÜM 6: HAZIRLANMAK

 

Müziği Tanımak

Bazı insanlar müzikle konserden önce ilgilenmeye başlarlarsa konserin keyfini daha çok çıkartırlar. Kendinizi en iyi siz tanırsınız: müzikten keyif almanıza en çok ne yardımcı olabilir?

Müziği konserden önce dinlemek birçok insana bu konuda yardımcı olur. Bu çok da eğlenceli olabilir. Çalınacak parçalardan birinin kaydını bulun, mutfakta dinleyin, arabanızda dinleyin veya yerinizde oturup dinleyin. Aynı parçanın ayrı ayrı kayıtlarını dinlemeye çalışın- farklılıklar sizi çok şaşırtabilir.

Ayrıca bestecinin biyografisini okumak, müzisyenlerle ilgili bilgi toplamak, müzik stilini veya tarih periyodunu araştırıp bulmak gibi şeyler de heyecanınızı artırabilir.

Tabi birçok insan da hiçbir hazırlık yapmadan konserin keyfini çıkartabilir – müzik konusunda bir uzman olmak zorunda değilsiniz. Ama konserlere giden insanlar gün geçtikçe, önceden müzikle ilgili bir şeyler yaptıkları takdirde deneyimlerini daha da derinleştirdiklerini görmüşlerdir.

Kıyafet Seçimi

Maalesef konserde ne giyilmeli sorusuna verilecek basit bir cevap yoktur, çünkü her konserin kendine özgü bir atmosferi ve bir stili vardır. Operanın açılış gecesinde resmi bir şekilde giyinmek gerekebilir, ama çoğu operada böyle bir kural yoktur. Bazılarında ise çok abartılı giyinirseniz komik duruma düşebilirsiniz!

Genellikle istediğinizi giyebilirsiniz. Her çeşit kıyafette giyinmiş birçok insana rastlayacaksınız, o yüzden ne giyerseniz giyin sorun olmayacaktır. Eğer bu konuda endişeniz varsa, bir toplantıya veya en iyisi bir düğüne giderken ne giyiyorsanız onu giyin, sonuçta konser de bir çeşit kutlamadır onun için neşeli bir şeyler giyin.

Daha iyi bir tavsiye istiyorsanız etrafınıza sorup araştırın veya organizasyonu arayıp ne giyilmesi gerektiğini sorun.

Konserlerde birçok insan tek bir salonda toplandığı için çok ağır bir parfüm kullanmamaya çalışın.

Konser Öncesi Konuşmaları

Birçok organizasyonda konserden hemen önce bir konuşma yapılır. Bu konser öncesi konuşmalarında bazı müzik örnekleriyle beraber, besteci ve müzisyenler hakkında bilgi verilir. Bazen besteci ve müzisyenlerin kendileri bile konuşabilirler. Organizasyonu arayıp bu konuşmalar hakkında bilgi alabilirsiniz.

BÖLÜM 7: SALONA ULAŞMAK

 

Dakik Olmak

Zamanında orda olmak zorundasınız. Eğer geç kalırsanız konsere ara verilene kadar içeri alınmazsınız.

Daha da önemlisi, eğer böyle bir gecikme yaşarsanız müzikten keyif almanız zorlaşır. Atmosferin tadını çıkaracak, salonu inceleyecek, koltuğunuzu bulup müziğe hazırlanacak kadar zaman bırakın kendinize.

Eğer geç kalırsanız, yer gösterici size uygun bir zamanda koltuğunuzu gösterecektir.

Konser Salonunu Bulmak

Eğer daha önceden gitmediyseniz, salonu bulmak için fazladan zaman ayırın. Broşürde bir harita olabilir, eğer yoksa ofisi arayıp yol tarifini alın. (Yine de yanınıza şehir haritasını alın çünkü ofistekiler oraya milyonlarca defa gitmiş oldukları için ilk giden birinin bazı tarifleri anlayamayacağını düşünemezler.)

Konser salonuna vesaitle gitmek genelde oldukça kolaydır. Yalnız konser bittikten sonra da otobüs veya başka toplu taşım aracı bulabileceğinizden emin olun.

Konser salonları bazen tek yönlü labirentler arasında bulunabilir, eğer araba ile gidiyorsanız, labirenti çözmek için de fazladan zaman ayırmanız gerekebilir.

Otopark

Otoparklar oldukça pahalı olabilir – bazen konserden bile daha pahalı.  Ufak resital salonlarında, sanat galerilerinde veya dans stüdyolarında park yeri bulmak güç olabilir. Üniversitelerde park yeri konser salonuna öyle uzak olabilir ki bu uzun yürüyüş size safariye çıkmışsınız hissini verebilir.

Park yeri hakkında bilgi almak için sezon broşürüne bir göz atın; bazen bir otopark haritasıyla bile karşılaşabilirsiniz. Ya da ofisi arayın. Utanmanıza gerek yok; bu tip telefonlara alışıktırlar. Onların işi sizin gibi değerli bir konser severe park yeri bulma konusunda yardımcı olmaktır.

Park yeri bulmak için fazladan zaman ayırın ve fazladan para getirin. Konser bittikten sonra eve dönmek için çok acele etmeyin. Tüm konser salonu park yerinden bir anda çıkmaya çalışınca ortaya hiç de hoş olmayan bir görüntü çıkabilir. Sabırlı olun.

Bilet Gişesi

Henüz biletinizi almamışsanız bilet gişesini bulmak durumundasınız. Çoğunlukla konser salonun önünde veya lobide  bulunan bilet gişesi bazı konser salonlarında mimar tarafından zekice gizlenmiştir. Nerde olduğunu sorun ve onu bulana kadar yaşayacağınız maceranın keyfini çıkarmaya çalışın.

Bilet gişesinin birkaç tane penceresi olabilir. Eğer biletinizi ayırtmışsanız rezerve biletler penceresine gidin. Bilet satın almak istiyorsanız “Bu Gösteri” yazan pencereye gidin.

Koltuğunuzu Bulmak

Biletiniz konser salonuna girmenizi sağlayacaktır, eğer yeriniz ayrılmışsa oturacağınız yeri de gösterir. Biletinizi bir yer göstericiye verin size oturacağınız yeri söyleyecektir.

BÖLÜM 8: KONSER USULLERİ

Bir konser sırasında nasıl hareket edileceği hiç de zor veya esrarengiz bir konu değildir. Bu sağduyuyla alakalı bir şeydir; müziğin sessizliğe ihtiyacı vardır ve bu yüzden dinleyiciler de sessizliğe katkıda bulunurlar; hem dinleyiciler hem de müzisyenler müziğe konsantre olmak isterler, bu nedenle dinleyiciler konser sırasında hareket etmezler.

Akıl karıştırabilecek bir nokta vardır: ne zaman ve nerde alkışlanacağını bilmek. Hemen her konser çeşidinde insanlar parça bitimlerinde alkışlarlar, ama klasik müzikte tüm bir parçanın bitimine kadar beklemeniz gerekmektedir.

Konser Usulleri Kılavuzu

Müzik devam ederken,

1.Sessiz olun.

2.Hareket etmeyin.

3.Tüm parça bitene kadar alkışlamayın.

Bir heykel gibi de oturmanız gerekmiyor. Nefes alabilirsiniz, müziğe karşılık verebilirsiniz, koltuğunuzda vücudunuzu kıpırdatabilirsiniz. Sadece diğer dinleyicilerin performansın keyfini çıkarmalarını engellememeye çalışın.

Temel düşünce dinleyicilerin, müziğe odaklanmak için, birbirlerine yardımcı olmalarında yatmaktadır. Gürültü yapmak veya etrafta dolaşmak sadece dinleyicileri değil müzisyenleri de rahatsız eder. ( Hepimiz TV izlerken hareket etmeye ve konuşmaya alışığız- bir konser sırasında sanatçıların izleyicileri gördüklerini unutmak kolay olabilir!)

Eğer dikkat gösterir ve sessiz olursanız, müzisyenlerin size daha iyi bir konser vermelerini sağlarsınız. İlginizi hissetmek onlara ellerinden gelenin en iyisini yapmak için ilham verecektir.

Alkışlama Zamanı

Klasik müzik konserlerinde dinleyicilerin ortak endişelerinden ve müzikten keyif almayı engelleyecek başlıca sorunlardan biri Yanlış Yerde Alkışlamak Korkusu’dur. Dinleyicilerin bu korkusu çok doğaldır; klasik müzik sanatçıları dinleyiciden ne beklediklerini pek belli etmezler.

Diğer müzik türlerinde, dinleyiciler herhangi bir bitiş olduğunda, yani müziğin durduğu yerde alkışlarlar. Ama klasik müzikte, tek bir parçanın birçok bitişi olabilir, alkışlamak için en son bitişe kadar beklemeniz gerekir.

Bu zor olabilir. Bazen parçanın bittiğini anlayamazsınız. Bazen müziğe öyle kaptırırsınız ki alkışlamak istersiniz. Bazen bölüm bittikten sonra öyle coşmuşsunuzdur ki müzisyenleri alkışlamak zorunda hissedersiniz kendinizi.

Biliyorum alkışlama isteğini bastırmak çok zalimce ama bunun için parçanın sonu gelene kadar beklemeniz gerekiyor.

İnanın bana müzisyenler insanlara alkışlamamalarını söylemekten nefret ederler. Biz alkışlamaya bayılırız. Eğer biri müzikten çok etkilenip yanlış yerde alkışlamışsa müzisyenler bunu o kadar önemsemez. Her şekilde gelen tasvibi kabul ederiz.

Ama dinleyicinin parça bitene kadar beklemesinin gereği şudur: herkesin tüm parçayı bir bütün olarak yaşamasını isteriz.Uzun parçalar farklı farklı duygular uyandırabilirler, ve bunu alkışlarla bölmek pek hoş olmaz.

Peki bir müzik parçasının bittiğini nasıl anlarsınız? Klasik müzik parçaları birçok bölümden oluşur, her birinin kendi bitişi vardır, ve hangi bitişin son bitiş, yani alkışlamanız gereken bitiş olduğunu söylemek zordur. Bu son bitişi nasıl anlarsınız?

Eğer tereddüt ediyorsanız, herkes alkışlayıncaya kadar bekleyin.

( Bu arada, bu parçanın bitimine kadar bekleyip öyle alkışlama adeti oldukça yenidir. Eski zaman ve yerlerde dinleyiciler müzik boyunca alkışlamışlardır. Mozart, babasına yazdığı bir mektupta, son senfonisi boyunca dinmeyen alkışları gururla anlatmıştır. O yüzden eğer parçanın en sonu gelmeden alkışlamanıza karşı koyamayacak gibi hissediyorsanız kendinizi, alkışlayın, böylece hakiki tarihi geleneğe uyum sağlamış olacaksınız.)

Alkışlamakla ilgili son bir şey: ukala insanlar sizi alkışlamanın ne kadar önemli bir şey olduğuna inandırmaya çalışabilirler. Bu kendini beğenmiş insanlar kendini müziğe kaptırıp uygun olmayan bir yerde alkışlayanları küçümsemeye çok hazırdırlar. ( Çok fazla alkışladıkları için tüm bir ülkenin insanlarına kendilerinden utanmaları gerektiğini söyleyen bir müzik eleştirmeni tanıyorum.) Bu tip ukalalılar acınacak şeylerdir ve göz ardı edilmelidirler. Bir sanatçı olarak, çok fazla alkışlayan insanları bu tip ukala insanlara her zaman tercih etmişimdir.

Rahatsız Edici Sesler

Konuşmak. (Ne kadar çok insanın TV izlediklerini unutup bunu yaptıklarını bilseniz şaşırırsınız.)

Fısıldaşmak. (Ne kadar çok insanın fısıldaşmanın sessiz olduğunu düşündüklerini bilseniz şaşırırsınız.)

Öksürmek. (Eğer öksürüyorsanız, o zaman pastil getirin – ve önceden paketinden çıkarın,lütfen! – ya da öksürük ilacı alın.)

Koltuk gıcırdatmak.

Çanta açmak.

Bozuk paralarla oynamak.

Herhangi bir şeyin paketini açmak.

Programla oynamak.

“Şşşş” demek.

Alarmlı saatler ve cep telefonları ( lütfen kapatın!)

Tüm konser boyunca gergin olmanız veya dimdik oturmanız gerekmez. Nefesinizi tutmanıza da gerek yoktur. Ama müziğin zenginleşmesine yardımcı olacak sessizliğin yaratılmasında yardımcı olun.

Alkışlama Zamanı, Bölüm 2

Bazı durumlarda ise bir şeyi beğendiğiniz zamanlarda alkışlarsınız. Bu daha çok opera ve balelerde olur. Dinleyiciler ışıklar sönerken, perde açılırken, yıldız oyuncu sahnede ilk belirdiği zaman, etkileyici bir dans hareketinde, güzel bir şarkıda ya da güzel bir sahne tasarımında alkışlayabilirler.

Ama bunlar her bale ve operada olur diye bir kural yoktur. Eğer kafanız karışırsa (ki bazen benim kafam bile karışır) diğer dinleyicileri taklit edin.

Ve şunu unutmayın: eğer ne zaman alkışlanacağı konusunda emin değilseniz, bu sizin hatanız değildir. Sanatçıların size nerde alkışlamanız gerektiği konusunda yardımcı olmaları gerekir, ama bunu her zaman yapmayabilirler.

Peki Ya Çocuklar?

Konserler herkes için değildir. Bebeklerin ve küçük çocukların, bir yetişkin konserinde bu kurallara uyması beklenemez. Nasıl davranmaları gerektiğini bilecek yaşa gelene kadar onları evde bırakın.

Bazen bazı yetişkinler bile bu kurallara nasıl uymaları gerektiğini bilemezler. Bazı insanlar sessiz duramazlar. Bazı insanlar kıpırdamadan duramazlar. Bazı insanlar horlarlar. Beraberinizde getirdiğiniz kişi konusunda iyice düşünüp öyle karar verin.

Kanuni Meseleler

Konser boyunca fotoğraf çekmek veya kayıt yapmak yasaktır, ve video çekimi yapmayı aklınızdan bile geçirmeyin. Bu tip şeyler ilgi dağıtıcıdır ve genellikle de yasal değildir. Bunun dışında, orda konseri belgelemek değil o anı yaşamak için bulunuyorsunuz.

BÖLÜM 9: KONSER ADETLERİ

 

Her tür müziğin kendine has adetleri vardır. Sanatçılara yardımcı olmak, dinleyicilerin müziksel bir ruh haline girmelerini sağlamak ve müzikten yayılan gücü kontrol altında tutabilmek için bu adetlere ihtiyacımız vardır.

Karımla birlikte birkaç arkadaşımızı bir senfoni konserine götürmüştük. Daha önce hiç bir konser salonuna gitmemişlerdi, ve nelere dikkat etmeleri gerektiğini hemen hemen hiç bilmiyorlardı. Dinleyicilerin kıyafetleriyle çok eğlendiler, avizeler gözlerini kamaştırdı ve sahnedeki insan trafiğinden kafaları karıştı- tüm o girişler, çıkışlar, selam vermeler, oturmalar, kalkmalar. İlk parça bittikten sonra alkışladığımız sırada, orkestra şefi dinleyicilere döndü, selam verdi ve sahneyi terk etti. Arkadaşım endişeyle bana döndü ve şefin nereye gittiğini sordu.

Klasik müzik adetleri oldukça kafa karıştırıcı olabilir. Yüzyıllardır, birçok farklı ülkede gelişmiş olan  bu adetler şu an bize çok yabancı gelen toplumlardan günümüze kadar gelmiştir. Konser adetleri her zaman aynı değildir, ama beklentiler konusunda ufak bir fikir:

Bir orkestrada, keman bölümünün başındaki kişiye konser şefi denir. Genelde konser şefleri tüm orkestra sahneye yerleşip hazır oluncaya kadar sahne arkasında beklerler, daha sonra sahneye çıkarlar ve dinleyicilerin alkışları arasında selam verirler. Konser şefleri orkestraya dönerler, bir akort notası duyulur, ve müzisyenler enstrümanlarını akort ederler. Dinleyiciler bu akort sırasında sessiz olmalıdırlar.

Sonra da orkestra şefi sahneye çıkar. Dinleyiciler alkışladığı sırada orkestra şefi müzisyenleri, ayağa kalkıp, alkışa katılmaya davet edebilir. Orkestranın temsilcisi olan konser şefi ve orkestra şefi el sıkışırlar.

Müzisyenler yerlerine oturunca orkestra şefi onlara döner ve müziği başlatır. İlk bölüm bitene kadar bir daha orkestra şefinin yüzünü görmezsiniz. Bu kısa veya bir saatten uzun bir süre olabilir.

Müzik tek bir parça içinde birçok kez durup başlayabilir, ama tüm parça sona erdiğinde, dinleyiciler alkışlar, ve şef dinleyicilere dönerek alkışları kabul eder.

Sonra orkestra şefi sahneden ayrılır. Alkışlar devam ettiği sürece, şef sahneye dönüp selam vermeye ve alkışları kabul etmeye devam eder. Orkestrayı veya tek tek bazı müzisyenleri ayağa kaldırıp alkışları kabul etmelerini isteyebilir.

Tüm bu alkışlardan, selam vermelerden, giriş ve çıkışlardan sonra, şef sonunda sahneden ayrılır, bu sırada orkestra ve dinleyiciler diğer parçaya hazırlanırlar. Bazen bazı eşyaların yerleri değiştirilir, veya bazı müzisyenler eklenir veya çıkarılır.

Nihayetinde, herkes hazır olduğunda, şef diğer parçayı yönetmek üzere tekrar sahneye çıkar. Eğer bir solist varsa, sahneye şefle birlikte çıkar, bu sırada solistin dinleyicinin dikkatine odaklanmasını sağlamak için, alkışlar sırasında şefin arka planda durduğunu fark edebilirsiniz.

Oda müziği adetleri

Bir oda müziği konserinde veya bir resitalde, genellikle bir şef bulunmaz, o yüzden müzisyenler selamlamayı girerken ve çıkarken yaparlar.

Opera ve Bale adetleri

Opera ve balede, orkestra genellikle sahnede değil sahnenin önündeki orkestra paterinde bulunur. Bu düzende, konser şefi özel bir giriş yapmaz. Orkestra akordunu yaptıktan sonra, dinleyiciler şefin patere girişi sırasında alkışlarlar.

Opera ve balenin birçok garip adetleri vardır. En şaşırtıcı adet ise hikaye hiçbir uyarıda bulunmadan selam vermek için bölünebilir. Oyuncular alkışı kabul etmek için oyuna ara verebilir, veya alkışlar sırasında kıpırdamadan durabilirler ve tekrar oyuna geri dönerler.

Ara verileceği zaman perde indirildiğinde, genellikle baş oyuncular perdenin arasından geçip selam verirler.

Ara

Çoğu konserde ara tam ortada verilir – sanatçılar ve dinleyicilerin mola vermesi sağlanır. Müzisyenler sahneyi terk eder; siz de koltuğunuzu terk edebilirsiniz.

Vermek ve Almak

Eğer konserlerdeki alkışlama ve selam verme bölümleri size tuhaf geliyorsa, konseri bir enerji alışverişi şeklinde hayal etmenin faydası olacaktır. Müzisyenler müzikal enerjiyi dışarı verirken dinleyiciler bu enerjiyi alırlar. Parçanın bitiminde, bu kez dinleyicilerin alkışlarıyla bir şey verme ve müzisyenlerin bunu selam vererek alma sıraları gelmiştir.

Ayakta Coşku Dolu Alkışlar, Bağırışlar, Islıklar,vs.

Dinleyiciler alkışları sırasında fazladan coşku gösterisinde bulunarak ayağa kalkabilirler. Eğer isterseniz “bravo!” diye bağırabilirsiniz. (Eğer politik ve dilbilgisi olarak doğru bağırmak isterseniz, bayan bir sanatçı için “brava!” diye ve bir grup için “bravi!” diye bağırın.)

Bir müzisyen olarak, dinleyicilerin heyecanlanmasına ve alkışları sırasında şamata yapmalarına bayılırım. Doğru kelimeyi söylememişler, “Evet!” diye bağırmışlar veya ıslık çalmışlar, veya çığlık atmışlar hiç fark etmez. (Yine de dikkat edin: bazı Avrupa şehirlerinde ıslık çalmanın beğenmeme anlamına geldiğini duydum.)

Yuhalama

Son zamanlarda, klasik müzik konserlerinde insanlar çok nazikler, ama birkaç nesil önce her şey çok daha medeniyetsizceydi. Yeni bir beste ayaklanmalara neden olabilir, veya bestecisi zafer alaylarıyla caddelerde dolaştırabilirdi. Bugün bile, bazı İtalyan opera evlerindeki sanatçılar, dinleyicilerden gelecek herhangi bir tepki sırasında kaçmaya hazır bulunurlar.

Benim fikrime göre, az biraz tutku konser hayatını canlandırabilir. Sanatçılara yaptıkları şeye ne kadar değer verdiğinizi gösterin: alkışlayın veya bağırın veya hazla yuhalayın.

BÖLÜM 10: PROGRAMI OKUMAK

Hemen her konserde, her dinleyiciye konser boyunca olacakların basılı olduğu bir program verilir. Bu program bir kağıt parçası kadar basit veya bir kitap kadar ayrıntılı olabilir. Siz çalınacak müziğin yazılı olduğu  “program sayfası”na bakın. (Eğer program kitapçık şeklindeyse bu sayfa genelde ortada bulunur.)

Klasik müziğin kökeni farklı zaman ve bölgelere dayandığı için, program sayfasındaki başlıklar çoğunlukla yabancı dildedir.

Sanatçı Listesi

Orkestra programlarında genellikle müzisyenlerin ve çaldıkları enstrümanların adları bulunur. Bazen listeyle müzisyenler tam olarak birbirini tutmaz. Bazı son dakika yer değişiklikleri olmuş olabilir veya daha büyük parçalar için fazladan müzisyenler eklenmiş olabilir. Orkestradaki müzisyenler alfabetik sıraya göre değil de oturdukları yere göre sıralanmış olabilirler.

Biyografiler

Programlarda genellikle sanatçılar hakkında bilgiler bulunur. Buradan, başka nerelerde çaldıklarını, kayıtlarını ve aldıkları unvanları öğrenebilirsiniz. Çok fazla kişisel bilgi bulmayı beklemeyin; bu tip biyografiler sizi sanatçının mesleki başarılarıyla etkilemek için yazılmıştır.

Program Notları

Bazı programlarda program notları bulunur, bunlar: müzik, besteci veya tarihi ortam hakkında kısa denemelerdir. Bazı program notlarında müzikten kesitlerin tasviri yapılır; bazılarında müzik analiz edilir; bazıları da tarihsel geçmiş üzerinde odaklanır.

Eğer bu tip bilgiler müzikten daha çok keyif almanızı sağlıyorsa, bu notları okuyabilmek için konsere erkenden gelmeye çalışın. Ama dikkatli olun: mükemmel program notu yazarları bulunduğu gibi oldukça kötü yazarlar da vardır. Eğer program notlarının size yardımcı olmadığını düşünüyorsanız sadece onlar yokmuş gibi davranın!

Telaffuz (endişelenmeyin)

Klasik müzik konserleri meslek argoları, anlaşılması zor teknik terimler ve yabancı kelimelerle doludur. Bunları nasıl söyleyeceğiniz konusunda endişeye kapılmayın. Zaten bu kelimelerin bir kısmı farklı yerlerde farklı farklı telaffuz edilir.

Besteci Darius Milhaud’nun hikayesini çok severim. Soyadını karısıyla farklı farklı telaffuz ederlermiş. Biri mee-OH, derken diğer mee-LOH dermiş. Artık bir kelimenin nasıl telaffuz edileceği konusunda bir tartışma duyduğum zaman benim için bunu ciddiye alması zor oluyor

 

SENFONİ ORKESTRASI ÖRNEĞİ

John Doe, Müzik Yönetmeni

29 Şubat Perşembe, 20.00 – 30 Şubat Cuma, 14.00 – 21 Şubat Cumartesi 20.00

Sitwell Konser Salonuı

Wanda Leader, misafir orkestra şefi

Brent Keyes, fagot

SAMUEL SITWELL : Büyük Uvertür, Op.63

W. A. MOZART : Fagot için Konçerto ve Orkestra, K.191

Allegro

Andante ma adagio

Rondo: Tempo di Minuetto

(Mr.Keyese, fagot)

ARA

ELLEN WRIGHTGOOD : Symphony No. 11 (1998)
Largo: Allegro
Andante
Maestoso
Scherzo: Allegro furioso
Finale: Allegro molto

İlk parça çok fazla kısımdan (ayrı bölümlerden) oluşmaz, o yüzden muhtemelen müzik hiç kesilmeden devam edecektir.

“Op.” veya “Opus”, “Çalışma” anlamına gelir. Bu ya bestecinin yayınlanmış 63. bestesi, ya da yazdığı 63. parçadır.

Bu bir katalog numarasıdır. Mozart öldükten sonra, müziği K’hel adlı biri tarafından katalog haline getirilmiştir. K'hel, tüm besteleri yazılış tarihlerine göre kataloglamıştır. Bestelerinde bu tipte katalog numaraları olan başka besteciler de bulunmaktadır.

2.parça üç kısımdan veya “bölümden” oluşur. Bu bölümler birbirlerinden ayrı oldukları için tüm parçanın sonunun ne zaman geldiğini yani ne zaman alkışlamanız gerektiğini kolayca anlayacaksınız. Ama bazen besteci ilk iki bölümü, araya hiç sessizlik koymadan bağlayarak ufak bir oyun oynayabilir.

Bu bölümlerin isimleri yoktur, ama müzisyenlerin her bölümün karakterinin anlamalarını sağlamak için bestecinin yazdığı kelimler vardır. Bu kelimeler her dilde olabilir, ama çoğu müziğin ilk uluslararası dili olan İtalyanca’dır.

Daha çağdaş çalışmalarda, opus numarası yerine, parçanın bestelendiği tarih verilir.

İlk bölüm “Yavaş” başlar ve “Canlı”ya dönüşür.

Bu bölümün adı Scherzo’dur. Bu Scherzo “Canlı ve öfkeli” bir şekilde çalınmalıdır.

BÖLÜM 11: ORKESTRANIN ENSTRUMANLARI

Her orkestra birbirinden farklıdır, ama aşağıda hemen her orkestrada yer alan enstrüman isimleri bulunmaktadır.

yaylı sazlar ailesi

keman

viyola

viyolonsel

bas (çift bas, kontrbas)

nefesli çalgılar ailesi

flüt, pikolo

obua, İngiliz kornosu

klarnet, bas klarnet

fagot, kontrafagot,

saksafon

pirinçten yapılmış enstrümanlar

trompet

Fransız kornosu

trombon

tuba

vurmalı sazlar ailesi

davul takımı

vibrafon

telli davul bas davul ziller

tef üçgen ksilofon

marimba iki oktavlı klavye çan takımı

ve vurulacak, birbirne sürtülücek ve sallanacak diğer aletler

klavyeler ve harp

selesta

piyano elektrikli müzik aletleri

harpsikord harp

BÖLÜM 12: DİNLEME ŞEKİLLERİ

 

Bir konserde keyfi çıkarılacak ve dikkat edilmesi gereken birçok şey vardır. Sizin işiniz müzikten etkilenip keyif almaktır, ama size en çok hitap edecek şeyden veya ilginizi en fazla çekecek şeyden etkilenmeniz daha kolaydır. İşte size dinleyeceğiniz şeyler için birkaç ipucu. En çok beğendiğinizi seçin, istediğiniz zaman başka birtanesiyle değiştirin, ve canınız istediği zaman eklemeler yapın.

Klasik müzikte keyfini çıkarabileceğiniz şeyler

  • Ruh halleri ve hisler
  • Sesin yüksekliği ve yumuşaklığı
  • Farklı farklı hızlar
  • Enstrumanların sesleri
  • Melodiler
  • Ritimler
  • Değişiklikler ve dönüşümler
  • Güzel performans
  • Harekete geçen anılar
  • Daha önceden duyulmuş birşeyin hatırlanması
  • Akla gelen görüntüler

Ne İzlenmeli?

Konser kulaklara hitap eden bir olaydır, ama gözlere hitap eden birçok yanı da vardır. Müzisyenleri izleyip enerjilerini ve yoğunluklarını hissedin; enstrümanlarından değişik sesler çıkarmak için neler yaptıklarını seyredin. Müziğin, tek bir müzisyen veya bir grup müzisyenden nasıl başka bir müzisyene veya gruba geçtiğini izleyin.

Ya sıkılırsam?

Merak etmeyin; arada sırada hepimizin başına gelebilecek bir şeydir bu. Bazen müzikle kaynaşamazsınız. Bu gayet normaldir.

Eğer başınıza böyle bir şey gelirse, sadece dikkatinizi yukarda saydığımız müzikten zevk almanızı sağlayacak bir noktada sabitleştirmeye çalışın.

Ya konseri beğenmezsem?

Konserin her anını beğenmenizi kimse sizden bekleyemez. Unutmayın sizin göreviniz etkilenmek, her şeyi beğenmek değil. Müzisyenlerin performansını beğenmediğim ama yine de müzikten oldukça etkilendiğim bir konser hatırlıyorum.

Herkesin kendine göre bir zevki vardır, o yüzden biri için mükemmel sayılacak bir konser bir başkası için çekilmez olabilir. Sadece müziğin size sunabileceği şeylerden etkilenmeye bakın.

Konseri Değerlendirmek

İnsanlar içten gelen bir güdüyle yaşadıkları müzikal deneyimleri hakkında değerlendirme yapmak isterler. Bazı müzik eleştirmenleri, dinleyicinin görevinin izledikleri performansı yargılamak, müzisyenin görevinin de tıpkı bir olimpik buz patenci gibi, iyi derece almaya çalışmak olduğunu söylerler.

Elbette hepimiz hoşumuza gideceğini düşündüğümüz konserler seçmeye çalışırız, ve sonrasında neyi beğendiğimizin neyi beğenmediğimizin değerlendirmesini yaparız. Dinleyicinin görevi yargıda bulunmak değil müzikten etkilenmektir. Kendinize “Ne kadar iyiydi?” diye sormak yerine “Neler oldu?” diye sorun.

Ukalalarla Uğraşmak

Her yerde, her alanda ukala insanlara rastlanır. Magazin ukalaları, eğer bilmem kimin eski sevgilisinin kuaförünü veya bir sporcunun ayakkabı numarasını bilmiyorsanız, kendinizi kötü hissetmenizi sağlamaya çalışacaklardır. Bilgisayar ukalaları da ram’den romu ayıramıyorsanız sizinle dalga geçeceklerdir.

Klasik müzik ukalaları ise gelmiş geçmiş en ukala insanlar arasında yer alabilirler. Onlar da size engin bilgilerini sergileyerek veya nutuklar çekerek, kendinizi kötü hissetmenizi sağlayabilirler. Çoğunlukla bu ukalalıkları hiçbir işe yaramasa da, bazı konulardaki cahilliğinizden utanmanızı sağlayabilirler.

Hiç kimse cahilliğinden dolayı utanmamalıdır. Eğer bir klasik müzik ukalası sizi bir konserde utandırırsa, bunu kişisel olarak almayın. Sadece kendilerini göstermeye çalışırlar ve sizi yanlarında küçük düşürdüklerini fark etmeyebilirler bile.

Klasik müziğin ukala bir şöhreti vardır, halbuki dinleyiciler, müziğin keyfini çıkarmaya gelmiş, ukalalıkla uzaktan yakından alakası olmayan harika insanlardır. Bu insanlar önemli olanın müzikten gelene kalbinizi ve ruhunuzu açmanız gerektiğini bilen insanlardır.

BÖLÜM 13: DİĞER KONULAR

 

Sanatçılarla Tanışma

Konserlerden sonra birçok sanatçı dinleyicilere kendileriyle tanışma fırsatı verir, resim imzalarlar, sohbet ederler. Bazı orkestra sanatçıları ve oda müziği grupları dinleyicinin görüşlerini almaktan çok hoşlanırlar. Hatta bazen çok ünlü şefler, şarkıcılar ve müzisyenler bile dinleyiciyle buluşmaya zaman ayırırlar. Bir müzisyen ünlü olsun olmasın, bu ona müzikten ne kadar etkilendiğinizi söylemek için, ve hatta besteciyle tanışabilmeniz için bir şans olabilir.

Yer göstericiye müzisyenlerle tanışmak için nereye gitmeniz gerektiğini sorabilirsiniz, veya sahne kapısıyla sanatçı girişine bakabilirsiniz. Bir süre beklemeniz gerekebilir, ama sanatçılarla tanışmaktan duyacağınız zevk buna değer.

Tuvaletler

Konser salonlarının tuvaletleri vardır, ama çoğu zaman müziğin sergilendiği yerden oldukça uzaktırlar. Eğer salona erkenden gelirseniz, tuvaleti bulmak için kendinize zaman ayırın ve yol planını çıkarın. Ara verildiğinde tuvalet sırasında beklemeye hazırlıklı olun. Bazı konser salonlarında, garip bir nedenle yeterli sayıda tuvalet bulunmamaktadır.

İçecek ve Yiyecekler

Bazı konser salonlarında ara verildiğinde yiyecek ve içecek satılır. Yer göstericiye nereye gidilmesi gerektiğini sorun. Büyük konser salonlarında bar veya büfe bile bulunabilir. Yine de konser salonunda yemek yeme planları kurmayın. Satılanlar hafif yiyecekler veya tatlılardır.

Mesajlar

Eğer konser sırasında size  mesaj gelmesini bekliyorsanız yer göstericiyi uyarın. Size ne yapmanız gerektiğini söyleyeceklerdir. Cep telefonlarınızı ve çağrı aletlerinizi mutlaka kapatmalısınız.

Özel servisler

Modern konser salonları her türlü yer değiştirme, duyma ve görme problemlerini halledecek ekipmanlar oluşturmuştur. İhtiyacınız olan şeyi söyleyin size yardımcı olacaklardır.

BÖLÜM 14: KÜÇÜK SÖZLÜK

 

Not: bu kelimelerin çoğu standardizasyon çağından önce meydana gelmişlerdir. Farklı şekillerde okunabilirler.

Müzik Biçimleri ( parça türleri)

Konçerto, genellikle orkestra eşliğindeki tek bir enstrümanın veya enstrüman grubunun  oluşturduğu müzik türü.

Oratoryo, solistlerin ve koronun, sahneleme ve opera kostümleri olmadan, bir müzikal hikaye anlatmak için orkestraya katıldıkları müzik türü.

Sonat, tek bir enstrüman veya enstrüman grubu tarafından* o enstrümanın yeteneklerini ortaya çıkarmak için oluşturulan müzik türü.

Süit, bazı bölümler, özellikle de dans müziği bölümleri topluluğudur.

Senfoni, orkestranın farklı faklı müziklerini ve ruha hallerini ortaya çıkarmaya yarayan, bir romanla eşdeğer müzik türü.

Uvertür, opera, bale veya konçertonun açılışındaki parça.

Bölüm Çeşitleri

Bölüm, büyük bir müzik parçasının içindeki parçadır. Hemen her senfonide birçok bölüm bulunur: her bölümün farklı bir modu, ve hepsinin ayrı ayrı başlangıç ve bitişleri vardır.

Final, bitiş bölümüdür. Her şekilde karşınıza çıkabilir: rondo, menüet, tema ve varyasyonları veya başka bir şekilde olabilir.

Menüet, muhtemelen gelmiş geçmiş en tanınmış dans müziğidir. Esasında iki müzikten oluşur: ilkini duyarsınız, sonra daha farklı bir sesi ve duygusu olan diğer müzik gelir, ve sonra ilk müziği tekrar duyarsınız. Birçok senfonide Menüet bölümü bulunmaktadır. Menüete “Menüet ve Triyo” adı verilir, çünkü ikinci müzik olan “Triyo” küçük bir müzisyen grubu tarafından çalınır. Menüetin ritmi; BİR, iki üçlü, BİR, iki üçlü, şeklindedir.

Rondo, içinde sürekli tekrarlanan bir melodinin bulunduğu müzik parçasıdır. Bu melodinin ortaya çıkışları arasında başka bir müzik çalınır, ve melodi sinsi, şaşırtıcı ve eğlenceli şekillerde araya girer.

Scherzo, Beethoven ve ondan sonra gelen birçok besteci, senfonilerine menüet yerine skerzolar koymuşlardır. Skerzo, “şaka” anlamına gelir, ama daha çok alaycı, çalkantılı, karanlık ve öfkeli bir havası vardır.

Sonat, bir opera, konçerto veya sonatın giriş bölümüdür. Bu bölüm, bestecinin müzikal düşüncelerini sunup bu düşünceler etrafında oynayarak heyecan ve şaşkınlık yaratan bir giriş bölümüdür. Ve daha sonra eve dönüş misali düşünceler ilk baştaki hallerine geri dönerler.

Tema ve Varyasyonlar, müzisyenler bir müziği çalarlarken, müzik birden değişik şekillere bürünmeye başlar ama aslında bu aynı müziğin değişik kostümlerde karşınıza çıkmasıdır.

Kaynak
www.k
lasikmuzik.org

 

Ana Sayfaya Dön