| |
Klasik müzik dinleyicisi tutucu mu
Klasik müzik
dinleyicisi tutucu mu?
(23 Eylül 2003 Hürriyet Gazetesi Doğan
HIZLAN'ın makalesi)
KLASİK müzik dinleyicisi ünlü bestecilerin
dışında, yeni adlara kapalı mı? Onlara gösterilmeyen ilgi bu soruyu doğuruyor.
Tara Pepper'in Mostly Not Mozart yazısını
(Time, 18 Ağustos 2003) okurken, bazı paragraflarda kendimi de bir sınamadan
geçirdim.
Bach, Beethoven, Mozart, Wagner, dönemlerinde rakipsizdi, müzik denince
onlar akla geliyordu. Ya şimdi? İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki değişime
değinen yazar, dinleyicilerin yeni bir müzik dili aradığından söz ediyor.
Klasik Batı Müziği'nin dünya müzik pazarındaki payı yüzde 3.5'muş ve 2002
yılında klasik albüm satışları yüzde 17 gerilemiş.
Yeni bestecilere, dinleyicilerin kulakları kapalı mı?
Ben bunu edebiyat alanına da taşımak istiyorum.
Bazı insanlarla konuşurken şöyle sorularla karşılaşırım: ‘‘Yahya Kemal
Beyatlı'dan sonra büyük şair yetişmedi, değil mi?’’
Bazıları şiir zevkini biraz daha ileri tarihe götürür ve Orhan Veli
Kanık'ta durup kalırlar.
Oysa o günden bugüne şiiri izleseler, bugün de onlar kadar iyi şairlerin
olduğunu kabul ederler.
Unutmayalım, Orhan Veli Kanık'ın ‘‘Hiçbir şeyden çekmedi
dünyada,/Nasırdan çektiği kadar’’ dizeleriyle başlayan Kitabe-i Seng-i
Mezar şiiri yayınlandığında; o zamanın yayın organlarında çok tartışılmıştı.
‘‘Rakı şişesinde balık olsam’’ dizesini bugün daha iyi anlayabiliyoruz.
* * *
ÜNLÜ Amerikan bestecisi Elliot Carter'ın (94) da yazıdan aldığım
görüşü ilgi çekici benim için:
‘‘1922 yılında Stravinski'nin İlkbahar Áyini çalındığında dinleyicinin yarısı
salonu terk etmişti, herkes zamanında Bach'ın müziğini karmaşık ve zor
bulmuştu.’’
Yeni bestecilere ilgi gösteren bir dinleyici grubu da yok değil.
Royal Albert Hall'de verilen bir konserde İskoç bestecisi James Mac
Millan'ın Üçüncü Senfonisi'ni 6.000 kişilik bir seyirci grubu
alkışlamış.
Çünkü her yeni eser ilk çalındığında, okunduğunda, görüldüğünde tepki görür.
Müzik tarihi, sanat tarihi, edebiyat tarihi bunun örnekleriyle doludur.
Bir de gerçek vardır ki, her yeni eser, çağını, gününü yansıtır.
Klasik Batı Müziği'nde yenileri bu açıdan dinlemek gerekir.
Mostly Not Mozart yazısını okuduğumdan birkaç gün sonra, Alan Riding'in
A Conductor Is Back, An Orchestra Reborn (Şef geri dönüyor, bir orkestra
yeniden doğuyor) adlı, Toscanini'nin kurduğu Lucerne Festival
Orkestrası'nın yeniden doğuşunu anlatan makalesinde (New York Times, 21
Ağustos 2003), aktardığı ünlü orkestra şefi Claudio Abbado'nun (70)
modern besteciler için söylediklerinde gerçek payı büyük:
‘‘Ben Berg'i, Schoenberg'i, Bartok'u, Stravinsky'yi dinlediğimde, hemen, bu
müzik değil diye tepki gösterdim. Çünkü yeni bir dil öğrenmek gibiydi.
Eğer Gesualdo'yu, Monteverdi'yi, Bach'ı, Schubert'i, Mahler'i incelerseniz,
Schoenberg'i de anlarsınız.’’
* * *
UMUDUNUZ kırılmasın, İngiltere’de Klasik FM'in 6.6 milyon
dinleyicisi var, bu rakam BBC'nin pop istasyonu Radyo 1'den daha
çok.
Üstelik en çok istek alan besteci de Mozart.
Yazılar ve Makaleler Sayfasına Dön
Ana Sayfaya Dön
|