| |
Adam Mickiewicz Enstitüsü Uluslar Arası Kültürel İşbirliği Merkezi ul
Adam Mickiewicz Enstitüsü
Uluslar Arası Kültürel İşbirliği Merkezi
ul. Foksal 11, PL 00-372 Varşova
Tel. (+48 - 22) 828 19 37, Faks: (+48 - 22) 828 17 78
Materyalin kullanım ilkesi:
Bu metin,
Adam Mickiewicz Enstitüsü'nün bir yayınıdır. Tüm metin ya da özet halinde her
türlü kullanımında "Adam Mickiewicz Enstitüsü yayınıdır" notunun düşülmesi
zorunludur.
***
POLONYA ÇAĞDAŞ
OPERASI
Polonya operasının, XVIII.
yüzyıl sonlarındaki başlangıcı, Fransız ve İtalyan örneklerine göre olmuştu.
Özgünlüğünü (Jan Stefani ve Wojciech Boguslawski'in ortak yapıtları "Krakowiacy
i Gorale /Krakovililer ve Dağlılar/ ile birlikte) tam kazanmaya başladığı sırada
ise, ülke işgalci güçler tarafından parçalanmış ve bir devlet olarak varlığı
sona ermiştir.
Polonya operasının kurucusu olarak kabul edilen Stanislaw Moniuszko (1819 -
1872), doğal olmayan şartlarda; Avrupa kültüründen tecritte, Varşova'da Çar'ın
"yüce gönüllüğüyle" açık kalabilmiş yegane opera sahnesinde, sansürle boğuşarak,
sanatta vatansever söylemlerin sanatın kendisinden daha önemli görüldüğü
toplumsal şartlarda yapıtlar vermiş bir sanatçıydı. Bu durum, ancak XIX. yüzyıl
sonunda değişti. 1872 yılı ile birlikte Lwow kenti, yerli kompozitörlerin
yapıtları için bir Polonya opera sahnesi açmıştı. 1900'de Wladyslaw Zelenski'nin
(1837 - 1921) "Janek" ve 1901'de Ignacy Jan Paderewski'nin (1860 - 1941) "Manru"
adlı yapıtların Lwow sahnesinde yapılan prömiyerleri ile, Polonya operası XX.
yüzyıla girmişti.
"Manru"nun güftesi, Jozef Ignacy Kraszewski'nin "Köyün Ardındaki Kulübe" adlı
romanına dayanıyordu ve Lwow'daki prömiyerinden birkaç gün önce Dresden'de
sahnelenmişti, zira Ignacy Jan Paderewski bu yapıtı, partisyonunda Wagner'e özgü
müzikal drama unsurlarını uygulayarak kaleme almıştı. Opera kısa bir süre
içerisinde Prag, Varşova, Zürich, Poznan sahnelerinde sahnelendi. Polonyalı
icracılar tarafından (tenor Aleksander Bandrowski ve kadın soprano Marcella
Sembrich - Kochanska tarafından) New York Metropolitan Opera'da da sahne aldı
(1902).
Wagner'e özgü müzikal drama unsurlarını içinde barındıran bir başka opera da,
Ludomir Rozycki'nin (1883 - 1953), güftesi Stanislaw Wyspianski'ye ait "Boleslaw
Smialy" /Cesur Boleslaw/ adlı (prömiyeri Lwow'da 1908'de yapılan) operasıdır.
Ludomir Rozycki, birçok başka yapıtının yanı sıra çağdaşçı Polonya operasının da
en güzel örneğini vermiştir: Bu, güftesi Jerzy Zulawski edebiyatından alınmış
"Eros i Psyche" /Eros ve Psyche - aşk tanrısı ve eşi ) adlı yapıttır.
Wroclaw'daki prömiyerden (1917) sonra Varşova, Poznan, Bremen, Mannheim,
Stuttgart, Lwow, Osijek, Lublan ve Stokholm'de (1918 -1936 yılları arasında)
sahne alan yapıt, XX. yüzyılın ilk yarısında Polonya operasının yurt dışındaki
ilk ve tek önemli başarısı olmuştu.
Bu metnin başından bu yana değin adları anılan sanatçılar ve yapıtları, operanın
Polonya'daki tarihine geçmişlerdir ve çağdaş Polonya opera tiyatrosunun icra ve
repertuvarı açısından temel bir unsur teşkil ederler.
1918'de, Polonya bağımsızlığını kazandığında, bir ulusal opera yaratma ihtiyacı
siyasi ve toplumsal açılardan çok güçlü şekilde kendini hissettirdi. Güfte
yazarları (Tadeusz Joteyko, Henryk Opienski, Mieczyslaw Soltys, Boleslaw Wallek
- Walewski vb.) ulusal edebiyatın büyük yapıt ve kalemlerine (Mikolaj Rej,
Aleksander Fredro, Adam Mickiewicz, Juliusz Slowacki, Antoni (?) Malczewski,
Jozef Ignacy Kraszewski, Henryk Sienkiewicz, Stanislaw Wyspianski, Jan
Kasprowicz vb.) yönelmiş; Polonya tarihinden sayfaları, ulusal dansları ve
gelenekleri sahneye taşıyorlardı. Dekoratörler Polonya kentlerini ve Polonya'dan
manzaralar resmediyor, sahne tasarımcıları Jan Matejko'nun ünlü tablolarına
sahnede yeniden hayat veriyordu. Bu dönemde Ludomir Rozycki'nin "Casanova"
/Kazanova/, Feliks Nowowiejski'nin "Legenda Baltyku" /Baltık Efsanesi/ ve
Tadeusz Joteyko'nun "Krol Zygmund August" /Kral Sigismund August/ adlı operaları
büyük başarı kazanmıştı. Ne var ki o dönemde Varşova, Poznan, Lwow ve Katowice
tiyatrolarında sahnelen 28 yeni operadan çoğu, sahne provasından geçmemişti.
Çoğunun notaları savaş sırasında yok oldu.
Karol
Szymanowski ya da Çağdaşlığa Uzanan Köprü
İki Savaş Arası adı verilen (1921 - 1939) dönemin en önemli
Polonyalı kompozitörlerinden biri de Karol Szymanowski'ydi (1882 - 1937).
Szymanowski tiyatrosu, köklerini Avrupa kültüründe, o kültürün çok geniş şekilde
kavranılan modern üslubunda buluyordu. Güftesi Viyana Kopuş şiir grubundan Felix
Dormann'a ait, İncil konulu "Hagith" operası (prömiyeri 1922'de Varşova'da),
Polonya operasında nadir olan dışavurumcu modeli temsil eder. Gizemci ve
sembolist karakterdeki "Krol Roger" /Kral Roger/ adlı operası (prömiyeri 1926'da
Varşova'da), Ortaçağ Sicilya'sında iki faklı dinin çatışmasını konu edinir; tam
anlamıyla özgün bir yapıttır ki bu da kompozitörün şair Jaroslaw Iwaszkiewicz'le
yaptığı işbirliğinin bir sonucudur. İçinde koro ve solo tenora yer veren
"Harnasie" balesi (prömiyerleri: Prag 1935, Paris 1936) ise sanatçının dağ
köylüleri folkloruna ve Tatry Dağları destanlarına duyduğu hayranlığı
yansıtmaktadır. Bu yapıt, yaratıcılıkta ulusal geleneği temel edinen akıma
dahildir; ki bu akımın örnekleri aynı dönemde Macar Bela Bartok ve Zoltaly
Kodaly, Romen George Enescu, Rus İgor Stravinski, Basklı Maurice Ravel, İspanyol
Manuel de Falla ve Meksikalı Carlos Chavez tarafından da kendi ülkelerinde
verilmiştir.
Karol Szymanowski'nin daha sonra sahneye taşıdığı sayısız yapıt, ülkede savaş
sonrası müzikal estetiğinin şekillendirilmesinde; operada, balede ve bunları
bünyelerinde birleştiren formdaki gösterilerde çok önemli bir rol oynamışlardır.
Bugün de bu yapıtlar, çağdaş repertuar olanakları olarak görülmektedirler.
Şeflerin, rejisörlerin, sahne tasarımcıları, koreografların, dansçıların, aktör
ve şarkıcıların çok yüksek bir sanatsal düzey yakalamalarına olanak tanıyan,
zengin bir materyal içerirler.
"Krol Roger" /Kral Roger/, farklı yorumlamalara uygun felsefi içeriğiyle, yurt
dışında da sahnelenir; 1949 - 1997 arasında Palermo, Londra, Buenos Aires,
Birleşik Devletler'de Long Beach, Buffalo ve Detroit'te, bale versiyonu Sydney,
Bremen ve Stuttgart'da sahnelenmiştir. Operanın konser icrasını Charles Dutoit
(Paris 1996, New York 1999) ve Simon Rattle (Birmingham, Londra, Salzburg, 1998)
çapında büyük orkestra şefleri üstlenir.
Sosyalist
Gerçekçilik, Öncü Sanat ve Gelenek Arasında
Opera tiyatroları, 1945'ten sonra, savaşın yok ettiği ve çağdaş
yapıtları sahneleme olanağı veren sanatsal potansiyeli yeniden yaratmayı daha
başaramamışken, 1948'de tüm Polonya sanatı için verilen siyasi direktifler
kompozitörleri de kapsamı içine alıverir. Sosyalist gerçekçilik ideolojisi,
geniş "halk ve ilerici" kitleleri için ulaşılabilir olan operalara büyük umutlar
bağlıyordu. Edebiyatçılardan ve kompozitörlerden de buna uymaları bekleniyordu.
Bu beklentiye, Tadeusz Szeligowski'nin (1896 - 1963), samimi inançları
doğrultusunda, Roman Brandstaetter'in güftesine yazdığı "Bunt Zakow" /Talebe
İsyanı/ adlı operası (prömiyeri: Wroclaw 1951) yanıt olmuştur. Operanın konusu,
1549'da meydana gelmiş gerçek bir olaya dayanır: Krakow'da üniversite
öğrencileri, Kral Sigismund August'un adaletsizlikleriyle hayal kırıklığına
uğrayıp hocalarından birinin önderliğinde kenti terk ederler. Yapıtın
dramaturgisi çok ustacadır, müziği büyük tarihsel opera geleneğine bağlıdır;
ayrıca yapıt Polonya Rönesans'ından çok sayıda dans ve şarkı uyarlaması içerir,
koro katılımlı sahnelerinin güzel ve tekdüzeliği aşan bir üslubu vardır. "Bunt
Zakow" /Talebe İsyanı/, prömiyerinin ardından Poznan'da sahnelenmiş, daha sonra
Moskova'da konuk edilmiş, ayrıca Dresden ve Varşova'da seyircisiyle buluşmuştu.
1969'dan bu yana sahnelenmemektedir ve müziği de hiç çalınmamıştır; doğuşundaki
siyasi nedenlere karşın bu yapıt, XX. yüzyılın ikinci yarısındaki Polonya
operalarının en iyilerinden biri olmaktadır.
Tadeusz Szeligowski'nin sahneye taşıdığı diğer yapıtlar arasında, çocuklar için
yazılmış "Krakatuk" operası da (prömiyeri: Gdansk 1956; ayrıca "1958 - Varşova
Sonbaharı Uluslar Arası Çağdaş Müzik Festivali"nde Polonya'yı temsil etmiştir)
anılmaya değer bir yapıttır. Konusunu Ernst Theodor Amadeus Hoffman'ın "Fındık
Kıracağı" adlı bir masalından alan yapıt, çağdaş kompozitörlük araçlarının
uygulandığı, plastik sanatları, drama ve müziği sentezleyen ilginç tiyatro
formudur.
"Teodor Gentleman" (Teodor Centilmen) adlı operasıyla (prömiyeri: Wroclaw 1963)
Tadeusz Szeligowski, bilimkurgu alanına açılmıştır. Bu yapıtta, Sibernetik
Enstitüsü'nün ve insana benzer robotların ürkütücü atmosferini vokal bölümlerde
(koloratur, falsetto) alışılmadık ses kayıtları, anlatımın sanki bir motordan
gelen sesmişçesine hecelenerek verilmesi, film efektleri ve elektronik sesler
yaratmaktaydı.
Witold Rudzinski (doğ. 1913) ise tarihten ve edebiyattan ilham alır. Henryk
Sienkiewicz'in aynı adlı yapıtından uyarladığı "Janek Muzykant" /Çalgıcı Yanek/
operasında (prömiyeri: Bytom 1953) sosyalist gerçekçi direktiflere karşı
çıkmıştır; bu yapıt aynı zamanda halk müziği motifleriyle de süslenmiştir.
"Komendant Paryza" /Paris Kumandanı/ (prömiyeri: Poznan 1960) adlı yapıtında
ise, 1871 Paris Komünü'nün Polonyalı önderi Jaroslaw Dabrowski'yi bir opera
kahramanı dönüştürür. Anıtsal nitelikli tarihi fresk, dramatik monolog ve
diyalogların yanı sıra Fransız destanları tarzı şarkıları, senfonik resimleri,
finalinde ise komüncülerin bir marşı ile bir de ağıt /passacaglia/ içermektedir.
Yapıtın bütününde ton ve makam bağından bağımsızlık ve ses uyumsuzluğuna dayalı
harmoni hakimdir.
Jan Kochanowski'nin "Odprawa poslow greckich" /Yunan Elçilerinin Reddedilmesi/
adlı yapıtına yazılmış, kısa ve ilginç operasını (prömiyeri: Polonya Devlet
Televizyonu'nda 1965'de, Krakow'da 1966'da) temel seslerin kullanımı, büyük
aralarla bölünmüş bir melodi, iyice yoğunlaştırılmış bir dışavurum ve kolay
anlaşılır bir ses dokusu karakterize etmektedir. Bu yapıt, Monako Prens Rainier
Kompozitörlük Yarışması'nda mansiyon kazanmış, Varşova'da ve Lodz'da birkaç kez
sahnelenmiş, ayrıca CD versiyonuyla da dinleyiciye sunulmuştur.
Wladyslaw Reymont'un aynı adlı romanından uyarlanan "Chlopi" /Köylüler/
(prömiyeri: Varşova 1974) adlı partisyonun aldığı eleştirilerde yapıtın
"Polonyalılığı" vurgulanmıştır; ancak şunun da altı çizilmelidir ki doğrudan
romandan yapılmış halk deyişi alıntılarına ve halk dansı ritimlerine, yapıtın
kendi yasalarına uygun bir teknikle yaratılmış, yarı yarıya doğaçlama bölümler
de eşlik etmektedir. Kompozitör, orkestraya karakteristik enstrümanlar katar:
Örneğin, ineklerin boyunlarına asılan çanlar, "yeniçeri" adı verilen ve atların
koşumlarına takılan ziller, tırpanlar ve ses verme özelliği olan tahta
enstrümanlar. Yapıtın olay akışı, "doğanın dönüşümünü" vurgular; koronun,
dramatik sahnelerin arasında seslendirdiği, şiir niteliğinde şarkıların dört
mevsimi temsil edişleri de bu yüzdendir.
Romuald Twardowski'nin (doğ. 1930) operalarında şarkı ile orkestra arasındaki
mükemmel oranlamalar, mantığa uygun yapı ve konunun müzikle organik birlikteliği
seyirciyi çarpar. Rostand'dan uyarlanmış, dört sahnelik romantik operası "Cyrano
de Bergerac" (prömiyeri: Bytom 1963), yapıtın aynen koruduğu lirik duygularını
çağdaş harmoni sınırları içine sokmaktadır.
Bir XVII. yüzyıl dini konulu edebi metnin üzerine yazılmış olan "Tragedia albo
rzecz o Janie i Herodzie" /Trajedi ya da Yahya ve Herod Üzerine/ (prömiyeri:
Lodz 1969, ayrıca yapıt 1971'de Fin Savollina Festivali'nde Polonya'yı temsil
etmiştir) dini, avam ve saraya özgü unsurları buluşturan bir müzik noktası
olmaktadır. Yapıtta geçmişin temel rengini seyirciye ulaştırma üslubu, neo -
arkaizm terimiyle açıklanabilir.
Condrad'ın bir yapıtından uyarlanan "Lord Jim" (prömiyeri: Lodz 1976, Gdansk
1977), Romuald Twardowski'ye, Monako Prens Rainier Kompozitörlük Yarışması'nda
birincilik ödülü getirmiştir.
Bu operanın, ani değişen kontrastlarla ve dinamiklerle dolu müziğinin devamı,
Stefan (?) Zweig'den uyarlanan, üç perdelik "Maria Stuart" müzikal dramıyla
(prömiyeri: Lodz 1981) gelir. Gerçi, bu yapıtta dönemin atmosferini canlandıran
XVI. yüzyıl potpurileri, gerilimleri yumuşatmaktadır.
Oda operası diye adlandırılabilecek "Historia o sw. Katarzynie" /Azize
Katerina'nın Hikayesi/ (prömiyerleri: Varşova 1985, Gdansk 1987), XVII.
yüzyıldan kalma bir diyalogun üzerine bestelenmiştir ve kompozitörünü basit,
yaratıcı şekilde stilize edilmiş, zahiren tek tonlu, ama enstrümantal
çokanlamlılıktan da yoksun olmayan bir müziğe götürmüştür.
Melodik doğallıkla ve net bir tınıyla zenginleştirilmiş opera müziği anlayışı -
ki başarılı olacağı tecrübeyle sabittir - Tadeusz Paciorkiewicz'ye (1916 -
1998), kompozitörün Deotyma'dan opera sahnesine taşıdığı "Romans gdanski"
/Gdansk Usulü Aşk/ (prömiyeri: Lodz 1968) ile büyük bir başarı getirmiş; yapıt
seyircinin büyük ilgisiyle karşılaşmıştır. Jozef Swidra'nın (doğ. 1930) "Magnus"
(prömiyerleri: Bytom 1970, Wroclaw 1973) ve Wit Stworz (prömiyeri: Bytom 1974)
gibi tarihi operaları da büyük başarı kazanmıştır. Her iki yapıtın güftesi de,
Slasklı ozan Tadeusz Kijonko'ya aittir; özellikle koro katılımlı mükemmel
sahnelerde, lirik yaratıcılıkla ve ifade gücüyle donatılmış yapıtlardır.
Müzik sahnelerinin "enfant terrible" /ateş parçası/, büyük orkestra şefi ve çok
yetenekli bir kompozitör olan Henryk Czyz (doğ. 1923) olmuştur. Yapıtları,
neredeyse müzikal denebilecek popüler bir zevkle modernizm arasında konumlanır.
Bunlardan ilki, fantastik - ahlakçı bir yapıt olan "Bialowlosa" /Sarışın Kadın/
(prömiyerleri: Varşova 1962, Lodz 1971) adlı operadır. Kompozitör bu yapıta
vokaliz, konuşma metinleri ve caz müziği unsurları uygulamış, bunlarla şiir
özlemini ve kültürün tantanasına karşı gençliğin isyanını göstermeye
çalışmıştır; sonuçta yapıtın ilk prömiyeri bir skandalla sona ermiştir. Diğer
bir yapıt, Mrozek'ten uyarlanmış tek perdelik buffo (güldürü) "Kynolog w
rozterce" /Çelişkide Bir Köpekbilimci/ adlı eğlenceli ve çok iğneleyici hiciv
içeren operasıdır (prömiyerleri: Polonya Devlet Televizyonu 1965, Krakow 1967,
Varşova 1993). Şair Konstanty Ildefons Galczynski'den uyarlanan "lirik" "Inge
Bartsch" ise sanatçının diğer bir önemli yapıtıdır (prömiyerleri: Varşova 1982,
Lodz ve Wroclaw 1983).
Bu dönemin en önemli yapıtlarından biri de, hiç kuşkusuz Tadeusz Baird'ın (1928
- 1981), Joseph Condrad'ın bir yapıtından bestelediği, "Jutro" /Yarın/ adlı tek
perdelik müzikli dramıdır. Şef Krenz ve rejisör Aleksander Bardini yönetiminde
Varşova'daki prömiyerinin ardından (1966), Büyük Tiyatro bu yapıtla Prag'a
(1968, 1971), Poznan'a (1970), Essen ve Wiesbaden'e turnelere çıkmıştır. Daha
sonra yapıt Bytom (1972) ve Royaumont'ta (1972) sahnelenmiş, Paris ve Köln
radyolarında çalınmıştır (1972). Rostock'daki prömiyeri (1973) ardından
Stralsund ve Greifswald sahnelerinde konuk edilmiş; Darmstadt'ta (1980) ve
Norymberd'de (1981) sahnelenmiştir. "Jutro"nun ekrana uyarlanmış versiyonu, Prag
XI. Uluslar Arası Televizyon Filmleri Festivali birincilik ödülünü almıştır
(1974).
Yapıtın güftesi, antik trajediye yakındır ve ana temanın aktarımını, kahramanlar
için kader anını ve felaketi içerir. Kadınların tecavüze uğraması ya da bir
babanın oğlunu öldürmesi gibi, çarpıcı sahneler yapıtın doruk noktası olur.
Opera kategorileri içinde "Jutro" /Yarın/, dışavurumcu ve sembolist dram olarak
tanımlanabilir. Gözalıcı şekilde işlenmiş leitmotivler (şarkı söyleyen iki rol,
konuşan bir rol olmak üzere) dört figüre karşılık düşer; diğer leitmotivler
kahramanlara hükmeden duyguları (Huzursuzluk, Korku, Aşk), onların eylemlerinin
etik kategorilerini (İyi, Kötü) ve içinde yaşadıkları dünyanın unsurlarını
(Deniz) işaret ederler.
Tarihin kazandırdığı perspektiften bakıldığında, Polonya opera sahnesinin
gücünün ve ifade araçlarının doruk noktasının, altmışlı yıllar olduğu
görülmektedir. Poznan'da 1961, 1964 ve 1969'da üç kez gerçekleştirilen Polonya
Bale ve Opera Festivalleri yerli repertuvarın bir kült haline getirilmesi için
bütün güçlerini seferber etmişlerdi. Bu eğilim, Varşova Büyük Tiyatrosu'nun (ki
savaşta tümüyle harap olmuş, 1965'de yeniden inşa edilmiştir) ve Lodz
Tiyatrosu'nun (1966'da yeni binasında) açılmasından sonra da devam etmiştir. XX.
yüzyılın ikinci yarısında, toplam 10 Polonya opera tiyatrosu, Polonyalı
kompozitörlerin 50 yeni operasını sahnelemiştir.
Radyo ve Televizyon Operası
Opera sanatının radyoya geçişi 1956'dan sonra olmuştur. Zamanın
yeni teknolojileri radyoya da sıçrıyor, bu teknolojilerin sunduğu ses arayışı
imkanları kompozitörlerin ilgisini çekiyordu. Gerçek enstrümanların kullanıldığı
kayıtların yanı sıra bir de elektronik müzik diye bir kavram doğmuştu.
Varşova'da, kendi döneminin Avrupa'sında en modern stüdyolardan biri olan,
Polonya Radyosu Deney Stüdyosu kuruldu.
Polonya Radyosu müzik bölümü, kompozitörlere alan ve ses sınırlaması getirmeden,
ancak kısa ve daha çok oda operası niteliğinde yapıtlar sipariş ediyordu.
Jerzy Sokorski'nin ("Muzyczna opowiesc niemalze o koncu swiata" /Dünyanın Ha
Geldi Ha Gelecek Sonuna Dair Müzikal Bir Roman/, 1958), Grazyna Bacewicz
("Przygoda krola Artura" /Kral Arthur'un Macerası/, mizahi opera, 1969),
Zbigniew Wiszniewski'nin ("Neffru", 1959, İtalyan Radyo Televizyonu RAI'de
çalınmış ve 1963'de "Prix Italia" ödülünü kazanmıştır), Tadeusz Szeligowski'nin
(radyo oratoryosu "Ağlayan Odysseus, 1961), Piotr Perkowski'nin ("Girlandy",
1961), Tadeusz Paciorkiewicz'in (Japon operası "Usziko" /ok. uşiko/, 1962),
Krzysztof Penderecki'nin ("Brygada smierci" /Ölüm Barikatı/, 1962), Zbigniew
Pehnerski'nin ("Sad nad Samsonem" /Samson'un Yargılanması/, 1969) radyo
operaları bu dönemin ürünleridir ve tanınmış orkestra şefleri ve şarkıcılar
tarafından icra edilmişlerdir.
Bu arada çok ani gelişen bir başka medya kolu - televizyon - da opera sanatına
geniş olanaklar sunuyordu. Bir dizi operanın ardı ardına yayını
gerçekleştirildi; bazı çağdaş sahne yapıtlarının mükemmel televizyon
versiyonları yapıldı. Bu dönemde, televizyon operasının spesifik bir biçiminin
ortaya çıktığı söylenebilir. Film araçları, Krzysztof Meyer'in (doğ. 1943)
Stanislaw Lem'in "Cyberiada" yapıtına yazdığı, üç bölümlük fantastik komedi
tarzı operasını beyaz cama taşıdı. (Polonya Devlet Televizyonu TVP, 1970)
Krzysztof Meyer, aynı yıl "Cyberiada" ile Monaco Prens Rainier Kompozitörlük
Yarışması'nın birincilik ödülü kazandı. Meyer, bu yapıtında grafik nota kaydı
sistemi uygulayarak, dizi film tekniğiyle, caz müziği ve ses deneylerini
birleştiren bir opera bestelemiştir.
1972'de yapılan televizyon operası yarışmasını, Marta Ptaszynska (doğ. 1943),
George Byron'ın "Oscar z Alvy" /Alvalı Oskar/ adlı yapıtına bestelediği operayla
kazanmıştır. Biçimi rapsodi olan; ses, görsellik ve dramaturgi açılarından
şaşırtıcı yapıt (TVP Krakow 1988), Salzburg Televizyon Operaları Festivali'nde
de büyük beğeni toplamıştır (1989).
Son yıllarda Polonya radyo yayıncılığında yaratıcı söz - müzik biçimlerine bir
geri dönüş izlenmektedir. Bu alanda Maciej Malecki (doğ. 1940) göz kamaştırıcı
sonuçlar elde etmiştir. Sanatçı, iki sahnelik "Balladyna" radyo operasının
(1999) bestecisidir. Julisz Slowacki'nin aktörler vasıtasıyla dinleyiciye
sunulan bu edebi metni müziği gölgede bırakıyor olsa da, tür olarak bu yapıt,
yüksek düzeyde müzikal ile edebi opera arasında yer bulur. Yapıtın, arkaik
harmoniye sahip üç boyutlu tınısı, orkestraya ustaca monte edilmiştir; anlatıcı
rolü üstlenen koro, enstrümanların insan sesiyle mükemmel diyalogu, sıkı
dokunmuş ve gerilimi büyüten olay akışı bu özgün ve dinleyici için kolay
anlaşılır yapıtın değerini ortaya koymaktadır.
Edebiyatın Büyük Yapıtlarından Operaya
Maciej Malecki, opera kompozitörlüğü kariyerine başlangıcını,
komedi tarzında, üslubu vatansever içeriğe sahip eski bir vodvili biraz
çağrıştıran "Awantura w Recco" /Recco'da Kavga/ adlı operasıyla yapmıştı.
Yapıtın güftesini Wojciech Mlynarski yazmıştı ve ilham kaynağı, Mickiewicz'in
yazmayı tasarladığı, ancak yazamadığı ve bu düşüncesi çeşitli kaynaklarca
günümüze aktarıldığı için bilinen bir opera tasarısına dayanmaktaydı.
Cyprian Kamil Norwid edebiyatına ise Ryszard Bukowski (1916 - 1987), melodram
formunda üç sahnelik operası "Pierscien wielkiej damy" /Büyük Hanımın Yüzüğü/
(prömiyeri: Varşova 1974) ile yönelmişti. Zbigniew Penherski (doğ. 1935), Jozef
Ignacy Paderewski'in "Stara Basn" /Eski Masal/ adlı yapıtından esinlenerek
"Zmierzch Peryna" /Perin Alacakaranlığı/ (prömiyeri: Wroclaw 1974) operasını
yazar; gerçi bu operada özgün yapıtın ana teması, sihirle din arasındaki
genelleştirilmiş bir çatışma alanına taşınmıştır. Burada dramaturgiye opera
sahnelerini içine çeken bir müzik yapısı hükmeder. Orkestrada ve vokal insan
seslerinde (özellikle koro bölümlerinde) gelenekselden kopan teknikler,
bestecinin özel, kendine özgü bir notalama yöntemiyle yazılmışlardır. Büyük bir
icra bağımsızlığı bırakan bölümler de eksik değildir. Partisyon ayrıca ayrıntılı
durum tanımlamaları da içermektedir. Penherski, konulu opera geleneğinden
koparak Polonya sahne yapıtlarının en ilgi çekicilerinden birini yaratmıştır.
Stanislaw Ignacy Witkiewicz'in edebi yapıtları da birçok besteciye ilham
kaynağı olmuştur. Edward Boguslawski (doğ. 1940) "Sonata Belzebuba" /Belzebub
Sonatı/ (prömiyeri: Wroclaw 1977, Varşova 1984, Gliwice /?/) adlı yapıtında,
kendi müziğine bir hizmetkar rolü vererek Witkacy'nın sanatına duyduğu saygıyı
gösterir. Konuşma ile "sprechgesang" tarzı okuyuşu, okuyuş tarzı söylenen
şarkıyı ve - çok az rastlanılan - vokal dışavurumu çok ilginç bir biçimde
birbirlerine bağlamıştır. Şarkıcı Hilda Fajtcaca'nın rolünü mükemmel bir
biçimde, virtüözlere özgü koloraturlarla yorumlamıştır.
Antoine de Saint-Exupéry'ın "Küçük Prensi"ni besteleyen Zbigniew Bargielski
(doğ. 1937) bu ilk opera yapıtında (prömiyeri: Varşova 1970) bu masalın lirik
üslubunu benimsemiş, ardından "W malym dworku" /Küçük Şatoda/ (prömiyerleri:
Wroclaw 1981, Varşova 1981) Witkacy'nın bir edebi metnine kolay anlaşılır bir
üslup ve parodi anlayışıyla yönelmişti.
Krzysztof Baculewski (doğ. 1950) ise "Nowe wyzwolenie" /Yeni Bir Kurtuluş/
(prömiyeri: Wroclaw 1986) operasının, ses renklerinde çeşitli ve tınısında arı
müziğini iki partisyon halinde, sahne ve orkestra partisyonları halinde
bestelemiştir. Dram tiyatrosu ile müzikalin birlikteliği için mükemmel bir
oranlamaya ulaşmıştır.
Joanna Bruzdowicz (doğ. 1943), operaları için korkunç savaş yaşantısı
trajedisini yansıtacak edebi yapıtları seçmektedir. Müziğinde enstrüman
sesleriyle elektronik sesleri bir araya getirir. Franz Kafka'nın "Ceza
Sömürgesi"nde (prömiyeri: Tours 1972, Licge 1986, Varşova 1995) ölüm makinesinin
sese dönüştürülmüş resmini ya da Eurypiede'in "Trualılar"ında dramı alışılmadık
enstrümanlarla; bant kaydı, orkestra, dört şarkıcıyla iki aktörden kurulu bir
kadroyla inşa ederken yarattığı etkiyi, işte bu tür araçlarla elde etmişti. Jerz
Andrzejewski'nin "Bramy raju" /Cennetin Kapıları/ adlı yapıtına yaptığı
bestesinde (prömiyeri: Varşova 1987), bir yanıyla vokal, bir yanıyla da
elektronik ses araçlarının geniş ölçekte kullanımı sayesinde, ahlakçı bir yapıt
söylemi ve gücündeki güftenin anlamlarının katmanlandırılmasına ulaşılmıştı.
Zygmunt Krauzy'nın, "Gwiazda" /Yıldız/ operası (prömiyerleri: Mannheim 1982,
Varşova 1985, Polonya Televizyonu'nda Stefan Szlachtycz'ın rejisörlüğünde film
1995) Helmut Kajzar'ın bir oyununa bestelemiştir. Müzikal malzemede seçicilik
(ki yalnızca özgün şekilde yerleştirilmiş 10 enstrüman bulunmaktadır) ve
mikroyapıları işleme, sanatçının "unizm"e /tekseslilik/ kayan kompozitörlük
üslubunu ortaya koymaktadır. Bu yapıtta dramaturgi üç unsurdan kurulurdur: Tutti
/hep beraber çalınan ve okunan şarkı/, solo şarkı ve parlando /konuşmaya yakın
vokal/.
Cesar Pavese'nin bir yapıtına beslediği "Ariadna" operası, Elzbieta Sikora'ya
Dresden'de düzenlenen K. M. Weber Oda Operası Beste Yarışması'nda ödül
getirmiştir (1979). Daha sonra Varşova Oda Operası'ndaki mükemmel icrası (1979)
plağa kaydedilerek kalıcılık kazanmıştır. Boris Vian'ın "Kalp Kopartıcısı" adlı
yapıtına bestelediği operanın (prömiyerleri: Radyo France 1986, sahne versiyonu
Varşova 1995) sürrealist iklimini seslerin ve figürlerin katmanlara ayrılması,
sürekli devir halinde bir anlatım, sahnelerin filmlere özgü montajı
getirmektedir.
Jan Astriab'ın, Maeterlinck'in "Körler" adlı yapıtına yazdığı operayı, Miron
Bialoszewski'nin uç noktalarda avangard yapıtı "Pani Koch" /Bayan Koch/un Lidia
Zielinska tarafından opera sahnesine taşınmış versiyonunu, Krzysztof
Szwajgiera'nın Gombrowicz edebiyatından "Na bosaka" /Yalınayak/ adlı yapıta
bestelediği - Poznan ve Krakow tiyatrolarında sahnelenmiş - operasını burada
anmaya değer. Yine anılması gereken bir isim de, şarkıcı, aktör ve mim
sanatçılarına büyük bir ses ve söz plastiğiyle sahne yapıtları hazırlayan
Bernadetta Matuszczak'tır (doğ. 1937). Sanatçının Shakespeare'den operaya
taşıdığı "Romeo ve Jülyet" (prömiyeri: Varşova 1970) ve Gogol'den "Bir Delinin
Hatıra Defteri" monodramı (prömiyeri: Varşova 1978), Henryk Sienkiewicz'in "Quo
Vadis" /Nereye Gidiyorsun?/ adlı romanının, romanı aşan ve çok katı bir müzik
diliyle yaratılmış opera biçimini de önemli yapıtlar olarak belirtmek gerekir.
Polonyalı bir Yahudi olan Brunon Schulz'un şiirsel düzyazı metinleri ve
karakalem çalışmalarının nevrozlu dünyası, Zbigniew Rudzinski'nin (doğ. 1935)
"Manekiny" /Mankenler/ oda operası için (prömiyeri: Wroclaw 1981) temel teşkil
etmiştir. Atonal, ancak ahenkli ve çekici hatlara sahip müzikte anlamları,
kahramanların özelliklerini ve durumlarını resimleyen konuya bağlı düzlemler
birbirlerinden ayrılırlar. Figürler çok etkileyici şekilde ve de özellikle
müzikal açıdan mükemmel resmedilmişlerdir; Zbigniew Rudzinski, dramın akışını
ekspozisyondan kodaya kadar doruğa çıkış, ani iniş ve felaketle
yapılandırmıştır. Yapıtın prömiyerinde Janusz Wisniewski ve Marek Grzesinski
tarafından sergilenen, plastik açıdan özgün mizansen (ki gösterinin bu formu
daha sonra Varşova'ya da götürülmüştür) çocukluğa ait garip düşlerin ve
panayırlara özgü kukla tiyatrosunun iklimini seyirciye yansıtmıştır. Gösterinin
bu formu, müziği ile birlikte "Manekiny" /Mankenler/ operasına görülmemiş
derecede büyük ve uzun soluklu bir başarı getirmiştir. Yapıt yurt dışında birçok
kez sahnelenmiş ve Bonn'da da seyirciyle buluşmuştur (1989).
Bu bölümde kısaca değinilen opera yapıtlarında kısa, oda müziği biçimleri
ağırlıktadır. Bunlardan çoğunun sahnedeki icrası, tiyatro sanatı açısından çok
yüksek bir düzeyde gerçekleşmiştir.
Krzysztof Penderecki
Krzysztof Penderecki'nin (doğ. 1933) sahne yapıtları, uluslar
arası düzeyde ses getiren yapıtlardır. Sanatçının yurt dışından aldığı
siparişler üzerine Almanca ve İngilizce güftelere yazdığı dört opera, 1969 -
1998 yılları arasında, 8 kez Polonya tiyatrolarında olmak üzere, Avrupa ve
Amerika Birleşik Devletleri sahnelerinde toplam 33 kez sahnelenmiştir. Bu
operalar, hem biçim hem de içerik olarak birbirlerinden farklıdır, kompozitör
bunların her birine ayrı bir müzik dili uygulamıştır; ancak bir bütünün düşünsel
anlamda birbirleriyle ilişkili parçaları olarak bir tiyatro oluştururlar: Bu,
XX. yüzyıl inançlarının ve yılgılarının tiyatrosudur (1998 sonbaharında
Krakow'da "XX. Yüzyıl Tiyatrosu Bağlamında Krzysztof Penderecki Müziği" adlı bir
sempozyum yapılmış ve bu konuda bilimsel tebliğler yayınlanmıştır). John
Whiting'in "Diably z Loudun" /Loudun Şeytanları/ yapıtı için yazdığı opera
(prömiyerleri: Hamburg ve Almanya'nın başka sahnelerinde 1969, Varşova 1975,
Lodz 1990), üç sahnelik opera biçiminin müzikal drama ile birleşimidir. Oratoryo
unsurları da içerir. Sahne planı, bir ortaçağ dini oyunundan alınmıştır,
sahnelerin çok çabuk değişimi sinemadan alınma bir anlayıştır. Yapıtın müziği de
kontrastlarla doludur, sert ve katmanlı seslerden tek tek işitilen seslere
geçilir, koro Latince metinler okur. Yapıt, bir XVII. yüzyıl papazının öyküsünü
anlatır. Papaz, ikiyüzlülüğe teslim olmamış, bunun için de işkenceyle
öldürülmüştür. Kompozitör işte burada, inanç özgürlüğü ve hoşgörü savaşında,
yani hiç kesilmemiş ve zamanımızda da devam edip giden bu savaşta ortaya çıkıp
fikrini söyler.
Wiliam Blake Milton'un "Raj utracony" /Yitirilmiş Cennet/ adlı yapıtına
bestelediği opera (prömiyerleri: Chicago ve Amerika'nın başka sahnelerinde 1978,
Varşova 1993) iki sahneden oluşur. Krzysztof Penderecki, bu besteyi "sacra
rappresentazione" denen bir eski zaman tarzında yapmıştır. Yapıt, tam İncil'in
gösterdiği şekliyle, Kötü ve İyi'nin çatışmasını sergiler. İyilik dünyasını ve
Cenneti arı sesler, Cehennemler dünyasını ise karanlık ve saldırgan sesler
sembolize eder. Bu ikisi arasında zengin ve renkli bir müzikle insanın
yaratılışı ve yıkılışı canlandırılır. Yapıtın genel üslubu, geç dönem
romantizmine bağlıdır.
Gerhart Hauptmanna'nın bir yapıtından opera sahnesine aktardığı, tek perdelik
"Czarna maska" /Kara Maske/ (prömiyerleri: Salzburg ve Avusturya'nın başka
sahnelerinde 1986, Poznan 1987, Varşova 1988, Krakow 1998), "dance macabre"nin
mecazi görünümüdür. Bir Alman belediye başkanının XVII. yüzyıla özgü burjuva
salonunda bir araya gelmiş on beş kişiyi, geçmişin sırları ve engellenemez,
nihayetinde finalde gerçekleşecek ölümün korkusu ezmektedir. Dramaturgiyi
belirleyen yoğun içeriğidir, müziğin karakterini ise ateşli ritimler, vurgular,
akortlu vuruşlar, figürlerin vokal bazında özgün karakteristikleri ve olağanüstü
"ensemble" /bütünlük/ belirler.
Alfred Jarry'nin "Ubu Rex" yapıtına yazdığı opera (prömiyerleri: Münih 1991,
Lodz ve Krakow 1993) iki sahnelik bir güldürüdür. Yapıta adını veren, iktidara
ve zenginliğe erişmiş tiran, aptallığın manasız gücüne hayat veren bir figürdür.
Hem grotesk hem de tehlikelidir. Neredeyse kabare tarzında verilen tıkınma,
komplo, geçit töreni, savaş alanları, yenilgi sahneleri, dünya siyasi tarihinin
evrensel mekanizmasını parodi tarzında yorumlanan Polonya tarihi bağlamında
yansıtır. Kompozitör bu yapıta buffo tarzına yakın bir anlayış ve müzikal hicvin
çeşitli araçlarını uygulamıştır (örneğin Gioachino Rossini'ye ve Richard
Wagner'e ya da polonez, marş vb. gibi bilinen formüllere göndermeler yapılır).
Evrensel Yapıtlar ya da Roman
Palester, Eugeniusz
Knapik, Krzysztof Knittel
Göçmen sanatçı Roman Palester'in (1907 - 1989) ömrü, ilk ve tek
opera çalışması, "Smierc Don Juana" /Don Juan'ın Ölümü/ adlı yapıtını sahnede
(Krakow 1991) görmeye vefa etmedi. Yapıtın müziğini önce Oscar Milosz'un
Fransızca bir metnine yazmış ve sonra metni kendisi Lehçe'ye çevirmişti.
"Müzikal aksiyon" adını verdiği yapıtı orkestra fasılaları ve koro
"parabazaları" /doğrudan seyirciye hitabeden bölümler/ ile yedi sahneye
bölmüştü. Yapıtın tümü "dodekafon" /on iki ses/ tekniğiyle oluşturulmuştu.
Opera, Uluslar Arası Çağdaş Müzik Derneği'nin düzenlediği yarışmada birincilik
kazandı (Roma 1962), Brüksel'de konser olarak icrası (1965) birkaç radyo
kanalından naklen yayınlandı.
Eugeniusz Knapik (doğ. 1951), Flaman heykeltraş ve rejisör Jan Fabre'nin bir
düşüncesi ve güftesinden hareketle bir opera üçlemesi bestelemiştir. Jan Fabre,
tümüyle kendine özgü, belirsiz bir zamanda ve belirsiz bir mekanda var olan
gerçekdışı bir dünya yaratır ve Knapik'in şiirsel ve esrarlı müziğinin
benimsediği vizyon da budur. Üçlemenin birkaç kahramanı vardır ve üç farklı
dilde konuşurlar: İtalyanca, İngilizce ve Almanca. Bu kurguyla bağlantılı olarak
üçlemenin ilk bölümü (Anvers 1990) Almanca "Das Glas im Kopf wird vom Glas",
ikinci bölüm (Kassel 1992) İngilizce "Silent Screams, Difficult Dreams", son ve
üçüncü bölüm ise İtalyanca "La libertr chiama la libertr" başlığını taşır (her
üç bölümün de konser formunda icrası Varşova'da 1996'da gerçekleşmiştir).
Krzysztof Knittel (doğ. 1947), imgelemi alternatif sanatlara yönelmiş bir
sanatçıdır. Gösterilerinde müzik unsurlarını ve doğaçlama durumları rock
jestleri ve "live electronics" tekniğiyle birleştirerek uygulamakta,
yapıtlarının icrasına kendisi de katılmaktadır. Knitell'in John King ile
birlikte Heincrich Müller'in bir yapıtına yazdıkları beste "ikili opera" -
"Heart Piece - "Double Opera" (Varşova Sonbaharı 1999),enstrümantal
doğaçlamalarla doludur. Knittel, "Cztery autobusy" /Dört Otobüs/ adlı uluslar
arası bir projeye de katılmıştır. Projenin Polonya ayağı, Piort Bikont'un
sözleri üzerine yazılmıştır ve ışık, vokal, görüntü elektronik ses efektlerinin
eşlik ettiği "absürd eğlence" formunda bir yapıya sahiptir. Yapıt, Berlin'de
sahnelenmiştir (2000).
2001 yılı içerisinde, Varşova'da, Polonyalı kompozitörlerin üç
yeni operasının prömiyerleri yapılacaktır: Pawel Mykietyn'ın, sözleri Bernhard'a
ait, "Ignorant i szaleniec" /Cahil ve Deli/ (4 V 2001 Büyük Tiyatro - Ulusal
Opera); Zygmunt Krauzy'ın, güftesi Wyspianski ve Zbigniew Rudzinski'ye ait
"Balthazar" operası (6 X 2001 Varşova Oda Operası), yine aynı kompozitörün
Sofokles'ten, Joanna Kulmowa çevirisiyle, "Antygona" operası (17 X 2001 Varşova
Oda Operası).
Metinde geçen yapıt ve sanatçı adları ile ilgili /Nisan 2001 itibariyle/
güncel bilgiler:
Krakowiacy i Gorale /Krakovililer ve Dağlılar/,
Stefani/Boguslawski: Büyük Tiyatro Ulusal Opera ve Varşova Oda Operası
Sahnesi'nin 2000/2001 sezonu repertuarında; ayrıca Lodz Büyük Tiyatro ve Poznan
Büyük Tiyatro repertuarlarında.
Halka ve Straszny Dwor /Korkunç Köşk/, Moniuszko: Halen Büyük
Tiyatro - Ulusal Opera ve Bydgoszcz Yeni Opera, Bytom Slask Operası, Gdansk
Baltık Operası, Lodz Büyük Tiyatro, Poznan Büyük Tiyatro, Saray Operası
sahneleri repertuarlarında bulunmaktadır.
Goplana, Zelenski: Operanın 400. Yılı münasebetiyle Polonya
Radyosu 2. Programı'nda sahne versiyonuna olabildiğince benzer bir düzenlemeyle
yayınlanmıştır, 10 IX 2000.
Witold Lutoslawski Konser Stüdyosu
Manru, Paderewski: 2001 yılının Paderewski Yılı ilan edilmesi
münasebetiyle yapıtın Wroclaw Dolnoslaska Operası tarafından konser formunda
icrası yapılmıştır (1 IV 2001, Polonya Radyosu Büyük Stüdyo); ayrıca halen sahne
versiyonu hazırlık aşamasındadır.
Eros i Psyche /Eros ve Psyche/, Rozycki: Son prömiyeri Poznan,
1963; Polonya Kayıtları SX 1704 - 1706 (1978) analog kayıt.
Krol Roger /Kral Roger/, Szymanowski: Halen Büyük Tiyatro Ulusal
Opera Sahnesi repertuvarında. Kayıtlar: Olympia OCD 303 (1988); CD EMI Classics
5 56823 2 (1999), City of Birmingham Symphony Orchestra, Chorus and Youth Chorus
/Birmingham Kenti Senfoni Orkestrası, Korosu ve Gençlik Korosu/, solistler:
Thomas Hampson, Elzbieta Szmytka, Philip Lanfridge, Ryszard Minkiewicz, Robert
Gierlach, Jadwiga Rappé; şef: Sir Simon Rattle.
Odprawa poslow gredkich /Yunan Elçilerinin Reddedilmesi/, W.
Rudzinski: Kayıt PNCD 384 (1998).
Jutro /Yarın/, Baird: Plak kaydı Muza SXL 1057 (1973); film TVP 1974.
Oscar z Alvy /Alvalı Oskar/, Ptaszynski: Film TVP Krakow 1988.
Balladyna, edebi metin Slowacki, kompozitör Malecki: Polonya
Radyosu tarafından CD kaydı; Polskie Radio Bis, PRCD 305-6 (2000).
Ariadna, Sikora: Plak kaydı Polskie Nagrania SX 1778 (1980)
Diably z Loudun /Loudun Şeytanları/, Penderecki:
Philips 446 328 - 2 (1995). Ubu Rex, Penderecki: CD kaydı.
Çeviri:
Osman Fırat BAŞ
Yazılar ve Makaleler Sayfasına
Dön
Ana Sayfaya Dön
|