| |
PİYANO ZEKAYI PATLATIYOR
PİYANO ZEKAYI
PATLATIYOR
Piyano zekâyı
patlatıyor! Okulöncesi yaştaki 78 çocuk üzerinde yapılan bir araştırma piyano -
IQ (zekâ katsayısı) arasındaki çarpıcı ilişkiyi ortaya koydu: Okul öncesindeki
düzenli piyano dersleri çocukların IQ'sunu yüzde 50, hatta daha fazla
arttırıyor. Kaliforniyalı iki bilim adamının araştırması piyano eğitimi alan
çocukların özellikle matematik ve fen dallarında çok daha başarılı olacağını
gösteriyor. Yoksa zeki bir neslin yolu bilgisayar klavyesinden değil de,
piyanonun tuşlarından mı geçiyor?
Çağımız rekabet çağı. Öyle ki çocuklar kendilerini bekleyen zorlu sınavlardan
galip çıkmak için daha yedi yaşından itibaren çalışmaya başlıyor. Çalışmak
elbette etkili ama zeki olmak herkesin harcı değil. İşte bu yüzden, harıl harıl
zekâyı geliştirme, arttırma formülleri aranıyor. Geçenlerde Amerikalı iki bilim
adamı yaptıkları ilginç araştırmanın sonucunu kamuoyuna açıklayınca eski
formüllerin pabucu dama atıldı. Zekâyı geliştirmek için ne genlerle oynamak ne
de bilgisayarın esiri olmak gerekiyordu. Zeki bir toplum yaratmanın yolu eski
bir dosttan geçiyordu: Piyano.
Bu araştırmanın başında, Kaliforniya'daki Irvine Üniversitesi'nin Öğrenme ve
Hafıza Nörobiolojisi Bölümü'nde görev alan fizikçi Gordon L. Shaw ile Wisconsin
Üniversitesi'nden psikolog Frances H. Rauscher var. Shaw ve Rauscher'a göre
okulöncesi çocukların beyni tıpkı bir plastik gibi ve erken yaşlarda verilecek
birtakım eğitimlerle çocuk beynini şekillendirip beslemek mümkün. Piyano ise,
özellikle beyin ve beden arasındaki bağlantıyı kurması, hem ruha hem de fiziğe
etki etmesiyle bu yöntemin en etkili aracı. Shaw ve Rauscher'in araştırmasına
göre, okulöncesi çocuklara piyano dersi vermek, çocukların fen ve matematikte
üstün özellikler göstermelerinde gerekli olan zihinsel yapıyı olgunlaştırmanın
en etkili yolu.
Zekâya adım adım
İki uzman, müziğin zekâ ile bağlantısı üzerine araştırmalarını uzun zamandır
yürütüyor. Bu alandaki ilk çalışmaları "Mozart Etkisi" adını taşıyan bir deney.
1993 yılında "Nature" dergisinde de yayımlanan bu araştırma klasik müzik - IQ
ilişkisi üzerine kurulmuştu. Yapılan deneyde 36 lise öğrencisine belli bir süre,
her gün 10 dakika boyunca Mozart'ın bir piyano sonatı dinletilmiş, sonuçta
çocukların IQ'larında bir artış görülmüştü. Aynı gruba dinletilen new age ve
dans müziği ise Mozart'ın yarattığı etkiyi yaratmıyordu. Tek problem, Mozart'ın
etkisinin sadece bir saat sürmesiydi.
Shaw ve Rauscher ikinci çalışmayı "Küçük yaşta müzik dersleri almak ve özellikle
bir enstrüman üzerinde yoğunlaşmak" üzerine yaptılar. Bunun için en popüler ve
en yaygın enstrüman olan piyanoyu seçtiler. Seçimin nedeni, piyanoyu o yaştaki
çocukların daha kolay öğrenebilecek durumda olmasıydı. Bu yılın başında
gerçekleştirilen deneyler için bu kez anaokuluna giden 78 çocuk seçildi. Bu
arada üç - dört yaşlarındaki bu çocukların ailelerinin sosyo - ekonomik -
kültürel yapılarının, gittikleri anaokullarının eşdeğer olmasına da dikkat
edildi. Ve 78 çocuk dört gruba ayrıldı. Birinci gruba şan ve piyano dersi,
ikinci gruba sadece şan dersi, üçüncü gruba bilgisayar dersi verilirken,
dördüncü gruptakilere hiçbir şey öğretilmedi. Çocuklar haftada iki kez 15'er
dakikalık piyano dersi alıyordu, her çocuğun eşit süreyle ders almasına da
dikkat ediliyordu. Sekiz ay boyunca diğer grupların da çalışmaları sürdü. Bu
eğitimin ardından 78 çocuğa zekâ testi uygulandığında çıkan sonuç araştırmacılar
için pek de sürpriz olmamıştı. Piyano grubundaki çocukların zekâsındaki artış
diğer gruptakilere fark atıyordu!
Yüzde 46 daha zeki
Çocuklara deneyin başlangıcında zekâ testi uygulanmıştı. Sekiz ayın
sonunda diğer gruplardaki çocukların zekâlarında önemli bir gelişme
kaydedilmezken, piyano dersi alan gruptakilerin IQ'larında yüzde 46'lık bir
gelişme görüldü. Bütün çocuklar bu ölçüm için beş ayrı teste tabi tutulmuştu. Bu
testler, puzzle birleştirmek, gösterilen desenleri yapmak, geometrik şekilleri
tanımak, nesnelerin doğru renklerini ve resimlerdeki hataları bulmaktan
ibaretti.
Dr. Shaw ve Dr. Rauscher, ilk araştırmalarında bulguladıkları "Mozart dinlemenin
birkaç saat süren etkisi" aksine, piyano eğitiminin etkisinin ömür boyu
süreceğini söylüyor. Deney üç - dört yaşlarındaki çocuklar üzerinde yapılmış
olsa da, 12 yaşına kadar alınan piyano derslerinin etkili olacağını ekliyorlar.
Bunu da şöyle açıklıyorlar: "Müzik de tıpkı matematik yada satranç gibi yüksek
beyin fonksiyonları gerektiren bir uğraş. Bu alanlar, aynı zamanda iyi gelişmiş
'spatial' zekânın da temelini atıyor. Spatial zekâ, görsel dünyayı
algılayabilme, nesnelerin görüntülerini zihinde oluşturabilme ve bunların
farklılıklarını kavrama yetisine verilen ad." İki araştırmacı çocukların
yoğrulmaya hazır beyinlerinin bağlantılar kurmak için şekil değiştirmeye müsait
olduğunu anlatıyor. "Piyano dersleri sinirleri eğiterek beynin korteksindeki
algısal gelişmeyi sağlıyor" diyor Dr. Rauscher.
Yapılan pek çok bilimsel araştırma da bu iki bilim adamının söylediğini doğrular
nitelikte. Biyologlar yeni doğmuş çocuğun beynindeki fazla sayıdaki hücrelerden
bir kısmının sinirlerle birbirine bağlanmış hücre ağının dışında kaldığını
söylüyor. Bebeklerde konuşmaları dinlemek, parlak renkli oyuncaklarla oynamak ve
müzik dinlemek gibi durumlar bu sinirleri güçlendirerek çocukta zekâ gelişimini
sağlıyor. Shaw ve Rauscher'in araştırmaları da zaten bu temele dayanıyor. İki
bilim adamı piyano yada diğer enstrümanların bu sinirsel bağlantıyı
güçlendirdiğini ve çocuğun zekâsını yüzde 46 oranında arttırdığını ispatlıyor.
Müzikteki matematik
Araştırmanın mimarlarından biri olan Dr. Rauscher da çocukken piyano ve çello
dersleri almış. Rauscher'e göre bu dersler son derece etkili: "Müzik zihinsel
imgelemeyi ve bu imgeleri notaları kullanarak müziğe dönüştürmeyi gerektirir.
Müziğin fen ve matematikle bu açıdan çok fazla ortak yönü olduğunu düşünüyorum."
Türkiye'de müziğin zekâ üzerine etkilerini araştıran M. S. Ü. Devlet
Konservatuarı profesörü Filiz Ali de iki araştırmacının bulgularını destekler
nitelikte konuşuyor: "Müzik ne kadar soyut görünse de son derece bilimsel ve
matematiksel. Müziğin içinde bir matematik var. Notalar, solfej hepsi matematik
üzerine kurulu. Ve piyano çalmak da matematiksel düşünmeye benziyor. Hem beyni
hem bedeni çalıştıran piyano, notaları algılayan beynin tuşlara dokunan
parmaklara, pedallara basan ayağa emir vermesiyle bir koordinasyon oluşturur. Bu
da beynin birden fazla bölgesini çalıştırarak çok yönlü düşünmeyi ve bağlantılar
kurmayı sağlar, beynin kullanımını geliştirir."
Prof. Ali Avusturya, Almanya, Macaristan gibi ülkelerde anaokullarından itibaren
çocuklara müzik eğitimi verildiğini söylüyor: "Burada müzik ilkokulları var. Bu
okullarda diğer derslerin yanında her gün iki saat müzik eğitimi veriliyor. Ve
çocuklara birer enstrüman çalmayı öğretiyorlar." Filiz Ali'ye göre müzik eğitimi
için çocuğun ille de müziğe yeteneği olması gerekmiyor. "Herkesin matematik
yeteneği olmaz ama hepimiz okulda matematik öğrendik. Müzik için de bu geçerli.
Çok yetenekli olmasa da çocuklara biraz müzik öğretmek onların zekâsını,
algılama, öğrenme kapasitesini, koordinasyon kurmasını ve yaratıcılığını
geliştirecek, ileride yapacağı meslekte daha başarılı ve kıvrak zekâlı olmasını
sağlayacaktır" diyor ve ekliyor: "Benim ders verdiğim öğrenciler şimdi mimar,
doktor, antropolog, matematik profesörü..."
Göz doktoru Beril Küçümen beş yaşındayken piyano dersleri almaya başlamış.
"Belki de bu sayede okul yıllarımda fen ve matematikte sınıfın en iyilerinden
biriydim" diyen Küçümen, beş yaşındaki oğlu Malik'i biraz da bu yüzden
konservatuarın yuva sınıfına vermiş. Malik'in devam ettiği İ. Ü. Devlet
Konservatuarı'ndaki bu sınıf bu yıl kuruldu. Burada beş - yedi yaşlarındaki
okulöncesi çocuklara müzik eğitimi veriliyor. Sınıftaki çocukların aileleri de
müziğin çocuğa çok şey verdiğine inanıyor.
Yine yuva sınıfı öğrencilerinden beş yaşındaki Berk'in annesi Berrin Özdemir,
oğlunun iki buçuk yaşında notalara ilgi duyduğunu söylüyor. "Notalara ilgisi
başladığı anda rakamlarla da ilgilendi. Üç yaşında 100'e kadar sayabiliyordu."
Müzik eğitimi beyini yoğurup şekillendirirken daha zeki, daha duyarlı ve daha
sosyal bir neslin de tohumlarını atıyor. Ama tüm hocalar uyarıyor: "Çocuğunuzun
zeki olması için onu piyano başına bağlamayın. Çünkü zorlanırsa nefret
edecektir. Müziği ona bir oyun gibi öğretmek en etkili yöntem."
MİNE
AKVERDİ - AKTÜEL DERGİSİ
Yazılar ve Makaleler Sayfasına Dön
Ana Sayfasına Dön
|